Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

-Dünyamızın kopuşu bundan ibarettir.



İnsan aslında mutluluk demektir.Doğunca niceler sevinir, okurken, evlenirken hep mutlu olanların olduğu huzur kentiyiz. Aslında en büyük mutluluğu iki yürek severken yaşar.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

bu gece sensizliğin sokağındayım
dum bada dum dum
ruhumun sesini dinliyor tüm istanbul
dum bada dum dum sevdim
sevdiğim gitti dum dum dum
bastığın her adım anılarla karanlığa akışıyor

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kayıp bir sancı gibi içimde büyüyorsun.
yüktür *
yoktur arayış
-Melek olmana gerek kalmadı, cennetimi yaktılar.
*Kafidir güllerinin yanık kokusu.Huri gibi ölümcül yaşantımda kalışın yüzleştirir ruhumu özbenilikle.
inceldikçe sivrilir gerçek

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

*Göğün cam buğusuna yazdım bende kalan sensizliğin isimsizliğini.
Yasak iki yıldızın gecesinde sakladım bende kalan seni.Gecelere sığmadı, hecelere kalmadı yadın.Samanyolu’nda şarkı söyledi sözlerine meftun gök cisimleri.El ele dile dile değildi.Yürek yüreğe sonsuz bir hoşluğu boşluğuna bıraktılar.
-Damla frekansında ilk damlan çalında yaramda.Sonra öncesizliğimi anlatan son damlanı istedim. Alıp benden çaldılar. Alıp beni benden çaldılar böylece.
Üşütüyor gidişin yeniden gelişini
kan revan hatıralar kanıyor sol yanımda
meğer vedanın ziliymiş son sözün

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Gönülden sızan söz ağırdır, her güzel cemal taşıyamaz Ruhsu.
Oysa doğru yolu bilip de gönle akmayan cümlelerin var.Vicdanımı sızlatan cümlelerin okyanusundayım.
-Affedilmez olana kafiyelendiğim için, yarim kafiyeleri bulman zor oldu.


Belki gün’eşe ihtiyacım var bunca karanlık gecem perilerin gözleriyle aydınlanırken.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sana tenha sözlerim var bu gece…Yalnızlığım çok sesli çalıyordu.Biraz kıstım.Biraz çok sesli düşlerini oynadım.Yıldızlar halayıma katıldı.Ay, yüzünü iyice anlattı bana.

Bu gece SEN'den başka her şeyin çok şeyi oldum..Bu gece kendim oldum, kendimle türküler söyledim, halay çektim, terledim. Durmak bilmedim sen varsın diye.
*Susadım gül yüzüne.Güleç halinden bir bardak içtim.İlk gülüşün aklıma geldi. İlk sözlerin okundu roman gibi. Bir masal gibi uzadım gecene. Peri misin huri misin yoksa beni bekleyen kendin misin bilemedim içtim her halini.

YÜREĞİNE bütün alemimin mürekkebini harcadım.Yazgını yazamam; ama sevdanı yazmak istedim sana çaresiz bir kul olarak.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

bir dreje ömür istedim varsıl yaşamın kıyısına
söylemlerini okudum alp demlerinde
hiçbir şey duymamış gibi dinledim seni
yürek devletinin anayasasını okuyordun feminen vatanında
kadınsal ülkenin kralı oluyordum demokratik sevgilerle
şehvetin başkentindeydi sarayın

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bakışının gövdesinde açılan gülün azmiyim
Yakışının uçurumunda kokuna tutunuk aşkın alisiyim
Öylesi gidişlerin ininde münzevesini unutan maşuğum
Atışlarım ve kalışlarım ta derinden Yusufi
Gömülü özlemlerimi bulmalısın
Aşkın hazinesine doğru akmalı pınarın

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bir gül dökülüşünün kırmızı künhündeyim. Kendime ait kalakalışın kıpırtısında gözlerinden güzel heceler okudum.
-Gözbebeklerinin bebeğini emzirdi içyüzüm.

Ç’ağlayan güzel berrakların sesi gibi içimde aktı söylediklerin hep söyleyeceklerin. Bir dökülüş manzumesi sardı ruhumun kesiflerini.
-Keskin bir bakışının k’esilmemiş geleceğine sardım senli demlerimi.
-G’ayrı sende kalmanın bütünleşil sayfasında bir gül yazdı özlemleri.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Gidişlerinde üstüme yağan, karın beyaz saçlarında ıslanıyor aşkım.Sensiz düşler büyütmek alnımın yazısından,yüreğimin sızısından ödevken,senle bir ömürlük öyküm henüz yok yazı yüreklim.Sancılı mevsimlerin mehtaplarımı gecenden kaçırır.
Mızrabın batar hazanlarıma. Hazlarımın kullanım dışı zevklerinden sana canlı bağlanmak istedim gün ile aşk arasında. En uzun gecelerin hecelerini
sana şifreledim masalın biterken öykü başlarken.Bekleyişlerin biletlerini korsanlar almış,imkansızlığın Karaiplerine.Beni senden anlattı beklemeler.Sen yetimsin Nazlıcan…Öykünü bana anlattı Yunus balığı.
“ Sen altı yaşındayken kaybolmuşsun. Seni yaşlı,dünyanın en iyi yay kullanan denizcisi seni bulmuş,denizin ortasında konakladığı küçük gemisine götürmüş,seni büyütmüş,yıkamış, beslemiş,sana ok atmayı öğretmiş.Tam on yıl orda yaşamışsın.Hayatın deniz,balıklar,mavilikler,yalnızlıklar.Denizci adam,45 yaşlarındaymış.Her balık satışından sana çeyiz hazırlamış,gittikçe sana bağlanmış,içinde beslediği tek duygu bir gün senle evlenmekmiş o küçük gemide.Gemide sana bir salıncak yapmış,süslemiş her yanı,ayakları suya değe değe salınırmışsın.Geminin güvertesine çıkarmışsın, keman çalarmışsın.Denizci hayatın binlerce tadından yalnız iki şeyle tanıştırmış.Ok atmak ve keman çalmak.Denizci,denizin ortasındaki gemisine müşteriler getirip oradan balık yakalamak şartıyla para kazanırmış.Bir gün iki genç sana sulanmış,denizciyi bağlamışlar,sana saldırmaya çalışmışlar,sen kaçıp geminin içinde o gizemli yerlerden çıkıp en üste çıkmışsın.Yayı gerip her ikisinin ayaklarına ok atıp yaralamışsın.Tenin deniz gibi beyaz kalmasını sağlamışsın.Denizcinin biricik gizemli aşkı olmuşsun.Senin hiçbir şeyden haberin yokmuş.Ta ki 1 6 yaşına kadar.Günler suları yıkarken, kulağında valkmeni olan bir genç babasıyla sizin gemide balık tutmaya gelmiş.Delikanlıyı görür görmez aşık olmuşsun.Denizci onları öldürmeye çalışmış,sen delikanlının önüne siper olmuşsun.Oradan kaçmışlar,ilk kez aşk yaşadığın genç ile babası.Genç gidip senin aileni araştırmış ve bulmuş.Elinde belgeyle seni denizciden kurtarmaya gelmiş,denizci yine oklar atmış,sen siper olmuşsun biricik aşkına.Ve denizcinin tek hayali seni büyütmek ve senle evlenmekmiş.Sense delikanlıyı seviyormuşsun.Küçük, bir salla kaçmaya çalışmışsınız.Denizci, salın ipini boğazına bağlamış,siz kaçtıkça intihar etmeye başlarken,sen ipi kesmişsin.Onu intihardan kurtarmışsın; fakat siz gemiye geri dönüne kadar gemiyi batırmış,sen ağlayarak yıllardır seni büyüten, baba gibi,anne gibi bakan adamın ölümünü izlerken gözyaşların suları azdırmış,karaya zar zor çıkmışsınız.Karaya ilk geldiğinizde delikanlıyı rakip balıkçılar öldürmüş.”Ve iki seveni kaybederek kara bahtıma gelmişsin.Kaldırımda vahşi bir ceylan gibi oturup ağlayan seni gördüm. Ruhumun telleri koptu, güzelliğin güzel rüyalarımı coşturdu.
Korsan seferlere çıktım, şifasız dertlerin hüzün tabletlerini içtim,kendime gelemedim.Başlıksız bir öykü gibi,seninle baş başaları oynamanın ilk adımındayız.Eşkalsiz sevdaların bütün masallarındaki yalnız kahramanlar gibi sarıldım sana.Paylaşılmış sızıların süzgecinde geçti her şey.Sevdaların bedeli çekilirmiş, hangi aşk paklar ki acılı yanlarımızı.Kavuşma rotası yamalı gönlümün gemisi olarak beni sürükler denizine.Oysa sen deniz kızı.Yıllarca denizde yaşamış,kara görmemiş,kara sevda yaşamamış bir güzeldin.Ne su temizler, ne de karanlık kavuşmalarımızı.Ben karada dört yıllık öykünün aşkıydım.Aşkımdan aşklar ürerdi.Şimdi içimdeki yaraların yamasına geldin oturdun.İki yaralı, iki kara bahtlının bulmacasını çözebilir mi ki tutkular.
Uzat şimdi hiç öpülmemiş dudaklarını alın yazıma. Yazıl sevgi beyazlarıma.Alıştırmalar yap, kalp ile kal_ben arasından.

Devamını Oku