Özlemin allarıyla yıldız çarptım sana çarpıldığımda
onsuz bir yaşanılırlığın özlerini gönül çağına ekledim
serpiştirdim kendimle henüz sensiz olmayan seni
ilgiyle karılmış yaşam fünyesinde aşkın alevlere raks sunar
Işıklar açarak yürüdüğümüz kalp ile kalben arasında karanlığındayım
Biraz dön bak gül canım
eski bir gömleğin güllerini göğsüme gömdün
sensizliğe kan vereceğim şırıngan var mı sevgilim
aynı filmin bu sefer figüranıyım perilerin dudak uçlarında
uçurumları çeker hazın canı
canımları çeker kanıma benzerlikler
içbükey ruhumun suskuları akar yakar ben’den öncesini
Bakışımın sessizliğini betimleyen ilk bakışın yok.Kime baksam gözlerinin nemleri akıyor yarama.Islanıp kendime hayaller ısmarlıyorum.
G’özlerimin ortasında kalıyor kalakalışım.Sözlerinin perdesini açıyor acılarımın baş rolünü oynayan sensizlik. Sensizliğinin üçüncü yıldönümünü kutluyor yıllar, unutamadıklarım, yaram, senli aram.
*Mum bu sefer dip boylarımı eriten acıların dibine eriyor. Pasta yok, yasta olan ben var.Acılar yiyor beni. Damlaların toparlıyor günü.Alkış yok, kutlayan yok, acıklı bir hayalin son aynasında uyanıyorum seninle; ama yeni sensiz.
*Yıkık ruh kentime gelmiyor güleç yüzün.Yüzsüzlüğümün yözölçümü gittikçe daralıyor Dara.
-Naralarım şiirlerin imgelerinde metafizik ses oluyor.Beni bulmanın bulmacasını çözemiyor çözümsüzlük girdabı.
*Sorular arasına sızan ayrılığın siyah karelerin var. Kim ile kimsin arasında seni arıyor sensizlik.İmkansızlığa sızıyorsun.
Geçmişin yıldızları altında vefayla sarmalıyor Samanyolu beni.Yıldızlardan seni silmiştim, ayın kraterlerinde biriken gözyaşlarını içmiştim kana kana, yana yana...İsimsiz bulutların buhuruna seni yazmıştım ve cemrelerim suya düşmüştü …
Sen yarından daha yarın yağacaksın kara bağrımın toprağına…Kurak sevdalarımda aşk gülleri kurudu.Dikenlerim bile batmıyor yarların sinesine. Damla gülüşlerini saklarsın,seninle saklandığım aşk mevzilerinde.Yeni yapılmış bir silahın namlu ucu kadar tedirginim biraz. Nereye, hangi can yüreğe tesirim olacak bilmiyorum. Dedim ya çok yeni bir silahım,en iyi ruh özelliklerimle hangi kalbin ortasına düşeceğim belli değil bilesin.
-Bir uçağın kalkışını ve inişini yaşayan herkes kadar, tedbirli ve ürkek bir haldeyim; ama sensizliğin ürkekliğinde hiç korkmayan ceylanlar dolaşır aslanlarımın tavında.
-Sen kovalanmaktan vazgeçmiş gibi geçmişinin kırık kanatlarınla yalnızlığım üstünde uçuyorsun. Oysa gizli incini bulur, incittiğim yüreğim.
Sözlerinin dereleri kül aksın, ateş dünyama.Kül ile ateşin ramında rükuda kalsın özlemler.
Sensizlik devrilir sessiz kadehlerde gün olur aşka,kalır kalışların.
'o kendini biliyora ithaf'
Bir hüznünün kutuplarında gelişinin pengueni seni oynar
Dünyanın sonu olmalı buzulların eriyor bu aşktan sayılmalı
Seni su adası yaptım, kara bahtımın karasında karalara yer kalmadı
*Haklısın, ütülediğin sevdamda çift iz benim eserimdi.Oysa sen buharlı gülgeçlerimi üteler ve ötelerime şık bir gelecek sunardın.
*Yine de günahımı alma ki günahlarla batan Sodom Gomore olmasın yüreğim. Şehrine geldim nazlı edan sokağına işlenmiş.Ali Nazik yemek istedim elinden, gönül dilin izin vermedi.
Şehrinaz:
-Bilirsin erkeklerin hazları kirli çamaşır kutusundadır. Beynin çamaşır makinesi yok ki.Yıkansın emeller.
acizler benim meczupluğumu dengeliyor
hayatın hatalarına hat çekiyor güzeller
yaşanmışa uzun redif olan romeo artığı anmalarda herkes
acı çekenlerin aşiret reisiyim
hislerimin denizi kurudu ben gemisi karada ayşe ankarada
tesbitlerimin tesbihini çekemez oldu al kaderim
Hayrettin Taylan
Aşk toprağıyım
Seni ektim ömrüme
Tohum ol sevdamın filizine
Filiz’ler orman olmasın gönül dünyama
' o 'kendini biliyora..ithaf....
sen alt mısra ben üst mısra..
merhaba şiirim
Bülbüller konuşmuyor gülünle. Solmuş yaprakların sayfalarında damlaların var diye yağmura alışmadı yalnızlığım. Her acının tanımını yaptı elemler. El olduk diye ellerini uzatmıyor ilk aşk,ilk bakışın, ilk el ele tutuşumuz. İlkler küskün. İlk kezlerin kezzaplarını sunuyor. Yakıyorlar gün görmüş özlemler. Bu giden, bu kalan ben miyim bilemedim.
-Suskunluğun inşaatı başladı inşa edemediğim sensizlikte. Sen misin yoksa senden kalan ben miyim uzaklığın mucidi bilemedim.
-Uzatsam bütün alemleri, elemlerime defter olur musun? Kalemimle yazılmamış yarınlar var.Yarin kokusuyla işlenmiş özlem dersleri var.
Cümlenin öğelerinde kaldık hep.
-Sen, yine, sen, özlediğim, istediğim, unutamadığım, aşki bir adıldan çok bitmez cümlelerimin yüklemiydin. Arasözlar, ara aşklar, ara cümlere yer yoktu.Yarin yüklemiydin.Ve sürekli öznemi vurguluyordun aşk gözlerinle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!