söylemlerim okunur yüreğinin ülkesinde
aynı pişmenin sıcağında kalır adın
bir uçurum kendini uçurur umuduma
kara bir baht yanar/ beyaz gecelere
yara bir taht kurar/ heves gecelere
karışır adın soy’adımın hecelerine çıplakça
Ey Yâr!
Ezberimde, seher bülbüllerinin söylediği ayrılık nağmeleri var.Hüznün bestelerinde kalmış bir ses ağlıyor.
-Gözyaşını çekiyor gözyaşı yasası. Sen ağlak ve muğlak düşlerin
heybesini taşıyan algılar kraliçesi.
-Yitik umutların seyri seferiyim.İçimin yolları kapalı.
'o kendini biliyora'
Sen kayıp bir kayıptın ben tanınmış aşka ayıptım, düş şehrinde bir düştük
Hangi güle baksam senin bana açılmamış kızıllığın ötreşir
Yalnızlığın yakamozları vuruluşlarımıza umur olur kalakalırdık
-Düş ‘ün küresindeyim senin.İç içe rastlantıların ruh ermişiyim.
Özüme dair daireler çiziyor bahtımın denizi. Ben illa ben diyor.
-Kendimi kaybetmenin ummanlarına ufkumun dehlizlerini ekledim.
Hayıflanışımın gün görmüşlüğü zahirlerine sobelendi. Aşk kendine gidişin içsel yolcululuğunda varı var edip yok olmayı ar eden bir akışın can suyu. Yanılgılarım bu yüzden yüzüne asimetrik sonlarını sunmuyor.
-C/an dilindeyim. Tevriyeli sözcüklerin devriyesindeyim. Hallac- ı Mansur olmak güzel bir rüya. Ben’den ben’e. Ben’den en tanıdık sen’e mistik istendikler sıralamak.
-Ki Mansur, Enel Hak derken başka özlere tin dersi veriyor:
Dua eden bakışının filmindeyim. Ellerin açık, kendine yükseliyorsun.
Oysa arşa çıkmanın tek yolu birisinin seveni olurken onu da sevmektir.Sen içindeki kör gözbebeklerin görünmeyen gözü müsün?
-Sen içimdeki lal sözlerin çeşnisinden akan aşk çeşmem misin?
Yoksa kütürüm acıların gramerci misin? Bütün ayrılıkların dilinden anlar mısın?
-Mesele sevgilim senden nasıl ayrılabilirim? Senin gibi nasıl ayrık otların yabanında yaban bir domuz gibi gezebilirim?
*Ya da sen hala yüreğimdeki otlakların arasında gizlenen ürkek ve ben gözlü ceylan mısın?
günahın gözleri açıkmış kederin sözleri deniz köpüğü
benim günahlarımın gözleri kör, kederim kitapsız
istedim ki yağmur yağsın temizlesin temizlerimi
istedim ki her damlasında bin yıl yaşayım nemli heveslerle
istedim ki zühre yıldızına huzur haritamı asam
istedim ki aşka ders versin aşk halim, sendeyken ve senli olmuşken
Sona bir son Sodyumu-1
son defa gidilmenin kavşağındayım
kavuşmak sol yaptı çarptı beni aşk
silinmiş bir kalbin hızıydın sanki
23.23. 2010a
-Saltanat kumul yanıyım. Son padişahın olarak geldim, tek eksikliğim halifelikti.
-Benden halife çıkmazdı sevgilim. Sembolik bir aşk koliğine teslim edilmezdi böyle makamlar.
-Hallac-ı Mansur’un mahsulüyüm ben yok ten ile tin arasında.
Elisyam’a Güleç Tutunmalar
farkın neresinde fark ettin beni
tütsülenmiş tutkularım utkundur sözlenmeye
sözlü ifadeler kadar ifadiyim sensizlik düşleminde
Nefes nefese çıktım dağlarına
Bağrında sözlüğün ben tanımsız kılıyor sensizlik
sözlerinde tuzum, biberim,aşım, aşkım
susuz, uykusuzum, sensizim
böğrümde nazların yar dolandım olana
sol yanımı vuran tutuluş zembereği beni alıyor zamandan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!