başkası olmayacak başkasında
şans şansa aks
aktığın ak
bitirdiğin kalbinde / n
çalındı
ne(Y) çalındı
• Yol yola, aşka akla göründü.Gitmeliyiz dizelerin dizine.
• Susup imgelerimin gemlerini kendine simge etmelisin.
• Bir şairin yavuklusu olarak anları sürmelisin diz boylarında.
Sen sürecek iç ahengi.Şiirden önce sen zaten şiir gibisin.
• Seni dahadan ,dehadan farklı yazmalı ilhamım.
“Bütün kazananlar gibi
arzumun sonsuzun sarmalında
yeniden doğumlar aşılanıyor
Yağıltılı hecelerde unuttuğumuz tüm unutuluşlar
sessizce umursangaçlara gaip
an ve nefis öylesine ağdalı özlem gölgelerinde
a) . şiir
beni şehrimde anlat ki aşk şiiri miyim
b) Çankaya –dikmen-ayrancı-sokullu
c) ben artık ankara’yı sevemem ki…
Anlamsızlığın feri sönmeden, anlatılmış bütün güzel masalların perisi olarak sen anlatsan seni. Sevdalı bir yaprak gibi düşsen hazanlarımın en azılmış,en azaltılmış, en gitmeye yakın ,sen gelmene yakın akınlarıma.
Harman şanındayım savur beni yar, ben senin yeni mahsulün olarak mahzun çiçekleri manidar çiçekleri olarak büyüyorum.
Hazlarını volkanlara bağlayan bir ömrün uçuk ihtilalındayım yürüyorum yürünmez ve sensiz her ana.
Utkulanmış hayallerin karelerine çağır bedenimi, dudaklarınla ölç özlemlerimin uzunluğunu.
Günümden önce ömrüm ol, dağlarımda şafak vakti avut, ölümsüz gelişleri.
İlkbahar gibi olsun yaralarımın tedarikini coşkun pınarlarında aklarken.
söylemlerim okunur yüreğinin ülkesinde
aynı pişmenin sıcağında kalır adın
bir uçurum kendini uçurur umuduma
kara bir baht yanar/ beyaz gecelere
yara bir taht kurar/ heves gecelere
karışır adın soy’adımın hecelerine çıplakça
Ey Yâr!
Ezberimde, seher bülbüllerinin söylediği ayrılık nağmeleri var.Hüznün bestelerinde kalmış bir ses ağlıyor.
-Gözyaşını çekiyor gözyaşı yasası. Sen ağlak ve muğlak düşlerin
heybesini taşıyan algılar kraliçesi.
-Yitik umutların seyri seferiyim.İçimin yolları kapalı.
'o kendini biliyora'
Sen kayıp bir kayıptın ben tanınmış aşka ayıptım, düş şehrinde bir düştük
Hangi güle baksam senin bana açılmamış kızıllığın ötreşir
Yalnızlığın yakamozları vuruluşlarımıza umur olur kalakalırdık
Kimsesiz armonilerle seni dilsiz gönlüme çaldım. Varolandan, yok olana özetsiz bakışların kaldı. Nur ile su arasında aşkına benzer ışıltılarla uyandım bahtımın minel dünyasına.
Huzurun süvarileri vurdu hüzünlerimi. Seviyordum seni .
-Mutlu olmaya beş muti ezber vardı.
Gönlümüzün kayıp yüklerini arasak kul olduğumuz, gül kaldığımız, küle ramak kaldığımız umulmaz; ama yaşanır sahillerde.
-Damlaların bulsa iç çocuğumun kayıp kentini. İnsan kendine kayıpken başka arayışların içinde bulunması başka kayıptır.
Sonrasızlığın pozunda nemli gözlerini sakla, bana gelirken kentim sevinçten ağlamıştı. Kayıp değildim. Kendimi bulmuştum. Hayat, bazen kendinde aşkı bulup onunla paylaşmaktır. İçimde inşa ettiğin kentlerin gökdeleninde inmedim. Sen sevdikçe modern bir kent olup sevgiler ağardı yüreğimizde.
Sana yakılıyorum kaknus gibi.Küllerimden sana doğmanın İsa öncesi var.Ben Meryem’in yar kardeşiyim.Yokluğunda nun masallar anlatıldı. Hun yaralar okundu ömrümde.Hiçbir şey bu yanışa set olamıyor.Çünkü sen her zerremde zer oldun. Her yönümde senli rüzgarlar eser.
Ne yana essen anlatılmaz heveslerim künyesi kafiyelenir şiirsiz sensiz kalışlara.
-Ulaşılma miminde mumyalanan yüzünün fotojenik jenliğinde mer olan ruhumun örtük yanları yamalanır.
-Sol yolunda yörüngeni koyan karıncalarım, tutku erzağı biriktiriyor.
Yüreksizliğimin sapaklarında, kavuşma kavşağının mavi ışıkları yanar. Benden sana geçiş için koyulmuş.
Benden uzak kalışların tozu kapsar,kapsam alanı dışında görüşemediğimiz her anı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!