Düşlerin üreyen yanı aşk
yoksul hüzünlerin çakıl taşlarında hazırlanış
uçurumda uçan çiçekleri sulayan hazların nazırı
beklemekten çalınmış özlemekten alınmış kaçışların paftasıyım
alınganlığın gerdeğinde bıraktın renklerini
kanamamış günlere yastıklar nakışladı hecelerim
Karşılıklı seni içmeye davetkar bir hayalin peşindeyim.Pişmanlığımı öldüren senli kavuşmalar kahrını kağıdını sarıp dağ ceylanına verdi.
Şimdi meçhul ve kendine meşhur alıp kaçmaların dirheminde çoğullanıyorum.
-Gürüldüyor yaryüzü. Damla damla sen iniyor sevi nadaslarıma.
-Kalk diyor huzur: Buhura, oradan yağmura, yağmurdan sonra kesin yarin gözyaşları vardır.
-Elbet sevginin de alnına isabet bir damlası.Ki bir damlaya ömür verilir.Her şey bir damlayla başlamıyor mu? Sen dağın yüreğinden akan pınar mı bekliyorsun.Pınarların ağzı çok soğuktur.Sen soğuya dayanamazsın ki.
-Edep aktı sınırına doğru.Bir güzelin başkenti edeptir.Bu yüzden başkentinde yaşamaya karar verdim. Bu yüzden hala dağlayan yüreğim sende.
-Yüreğimde kabarcıkların var. Hangi hüznün pınarından aktı bilmiyorum. Damlalarına kadar yıkandı hicranım. Usumun yırtık pırtıkları arasında anlatamadıklarım direnir.
-Ateşin içimde kendi gergefini serer küllere.Küllerin kulluğu başlar yaktığın yüreğimde.
Yine komşuyuz senle yine yakınız.Esefle kınama beni. Bırak nefes alsın gönlüm. Bırak kanasın yüreğim.Bırak yazılsın bahtının aşk mecraları.
Bırak kanasın sen halim.
-
Bir kitabın yazılmamış sözleri gibiyim. Cümleler sözsüz, ben sensiz, uyuyan mürekkebin diliyim. En çok senin yazıldığın sayfanda uyuyakalmış hasretim. Hasretinin hecelerinde uyanmış kavuşmalarım, ayraç ile ayraç arasında sana söylediklerim peşimde.
-Sen kitapsız mısın ki aşkı bana böyle yırtık defterlerin sayfa aralarında veriyorsun.
-Ben hayaline gidecek değişken hayaller sunuyorum az dinle.
…: Bir fasulye tanesi olsan öncesizliğime ekilsen aşk olup yeşersen ve aşk adımıza Ayşe olup büyüsen ben de büyünce sarılacak sırık olsam, öylece sımsıkı nedensiz sarılsak. Bitkisel bir hale gelse tutkumuz.Sonra dimağlara ad olmak üzere tencerenin içinde teslim olsam sıcağına.Yansam buhurlu sevgiler içinde.İçimde kalanların,içinde geçenlerin kaynama noktasında güzel bir sevda yemeği olarak sunulsak, sussak, tatlara karışsak.
…:Sonra heyecandan dökülsek yeni aldığımız koltuğa.Koltuğun en güzel nakışında kalsa lekeler.Ne yapsak hiç silinmese,her baktığımda seni hatırlasam. Aşk da yürekte leke bırakır, tadın, adın koltukta leke bırakması normal.
Uzak duran gelgitlerinden, sığınırım gelişine
bir ay görünür sensiz gecemde
ruhumun çile yumakları dize olur susmaz seni yazar
paylarsın sen yaralı yüreğimi, azarlarsın büyük sevdayı
beklemenin kapsül uçlarında
beni kendi halime bırak demenin demosundasın
ütüsüz günlerim güneş doğduktan sonra başlıyor
güneş battı aşk battı ve kara yalnızlığın aynasındayım.....
gayrı yalnızlığımın atomlarında senli füzyonları çıkardım
kime baksam Nagazaki, senli naz aline
ölümsüz bir sevginin fay yatağında yüreğim sevili ve serili
beni aldı elemin cadısı
Şairden ilim gülüne ithaf...
Sevgiler su olur yüreğin akar ilim yoluna
En güzel gülücükler büyütür seni geleceğe
Varlığın ayna olur güzelliklere taranır sevenler
Dileğinin ırmağı akar sevdalara kalırsın sevde diye
Özlemin allarıyla yıldız çarptım sana çarpıldığımda
onsuz bir yaşanılırlığın özlerini gönül çağına ekledim
serpiştirdim kendimle henüz sensiz olmayan seni
ilgiyle karılmış yaşam fünyesinde aşkın alevlere raks sunar
Işıklar açarak yürüdüğümüz kalp ile kalben arasında karanlığındayım
Biraz dön bak gül canım
Geçmişin yıldızları altında vefayla sarmalıyor Samanyolu beni.Yıldızlardan seni silmiştim, ayın kraterlerinde biriken gözyaşlarını içmiştim kana kana, yana yana...İsimsiz bulutların buhuruna seni yazmıştım ve cemrelerim suya düşmüştü …
Sen yarından daha yarın yağacaksın kara bağrımın toprağına…Kurak sevdalarımda aşk gülleri kurudu.Dikenlerim bile batmıyor yarların sinesine. Damla gülüşlerini saklarsın,seninle saklandığım aşk mevzilerinde.Yeni yapılmış bir silahın namlu ucu kadar tedirginim biraz. Nereye, hangi can yüreğe tesirim olacak bilmiyorum. Dedim ya çok yeni bir silahım,en iyi ruh özelliklerimle hangi kalbin ortasına düşeceğim belli değil bilesin.
-Bir uçağın kalkışını ve inişini yaşayan herkes kadar, tedbirli ve ürkek bir haldeyim; ama sensizliğin ürkekliğinde hiç korkmayan ceylanlar dolaşır aslanlarımın tavında.
-Sen kovalanmaktan vazgeçmiş gibi geçmişinin kırık kanatlarınla yalnızlığım üstünde uçuyorsun. Oysa gizli incini bulur, incittiğim yüreğim.
Sözlerinin dereleri kül aksın, ateş dünyama.Kül ile ateşin ramında rükuda kalsın özlemler.
Sensizlik devrilir sessiz kadehlerde gün olur aşka,kalır kalışların.
Bakışımın sessizliğini betimleyen ilk bakışın yok.Kime baksam gözlerinin nemleri akıyor yarama.Islanıp kendime hayaller ısmarlıyorum.
G’özlerimin ortasında kalıyor kalakalışım.Sözlerinin perdesini açıyor acılarımın baş rolünü oynayan sensizlik. Sensizliğinin üçüncü yıldönümünü kutluyor yıllar, unutamadıklarım, yaram, senli aram.
*Mum bu sefer dip boylarımı eriten acıların dibine eriyor. Pasta yok, yasta olan ben var.Acılar yiyor beni. Damlaların toparlıyor günü.Alkış yok, kutlayan yok, acıklı bir hayalin son aynasında uyanıyorum seninle; ama yeni sensiz.
*Yıkık ruh kentime gelmiyor güleç yüzün.Yüzsüzlüğümün yözölçümü gittikçe daralıyor Dara.
-Naralarım şiirlerin imgelerinde metafizik ses oluyor.Beni bulmanın bulmacasını çözemiyor çözümsüzlük girdabı.
*Sorular arasına sızan ayrılığın siyah karelerin var. Kim ile kimsin arasında seni arıyor sensizlik.İmkansızlığa sızıyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!