Düşe kertik aşka fercilik-1
Düşer zehrin yalanlarım yılanına
Yırtılır bahtımın iğne ucu hayatı
boyanır özlemin kendi panzehirine
Yorgun ve yalnızdım. İki seçilmiş sözcüğün anlam şahı yapmıştın devrik cümlelerde.Yaramın yarısı kadar yardın dünyamı.
-Yarım kalmışlığın yarım elması gibiydim ademlik yolunca.
Yarim kalmış elmanın Havva’sı olarak kalmıştın ömrümce.
Ve kendimle misafirliğe yollamıştı sevdan.Şimdilerin şimendiferini sürem algılar makinistiyim.Hemzemin geçitlerinde sensizliğin işaretleri vardı.Sürgün ve süreğendi demir ağlarla dizilmiş yürek yolculuğum.
Hecenin gözleri üzerimde… Kelimelere sığışmış anlamlar cambazıyım.
İlim okyanusunda son damlanın küçük arif adasıyım. Aşk ile ilimi bir arada yürüten akılla kalbi tanıştıran tutku uzmanıyım.
yaralarımın sargısında adın paklanır
yar S/arma! yapar açlığımın üstüne
d/okunduğunda y/aram kapanır sensizliğe
B/ırak bu isimsiz bekleyişleri
Dinsin söylemediklerimin damlaları
azaptaki aşkın b/enliğimi yok eder
Rindin pusulasız gerçeğiyim-1
nur pınarının kıyısında yeşeren filizin mecnun dimağıyım
feyz alemlerinin rindiyim,s’onsuzluğumu tümler bilgeliğim
iksirini yüreğinde saklayan sakinin ceylan sözlerinde başlar anlamlarım
beni anlamak değildi aşk ya da şiir
Vicdanım kuruyor sensizlik kumsalında
Kum kum gidiyorum senden defolu sözlerinle
Kırık bir mazinin mahyasında yazılır adım
sensizliği mayaladım yeni aşk şehrine
içimi kavuran tutkun bitti
gönlüm hasret duvağını saklamıyor
9.yaşın kutlu olsun şiir yürek
Sevgi aynası bu gece üşümüş dağlarına
Eskimez güzelliğinle kayıp düşlerin yeşerir orda
Neşenle şarkılar okuyacak huzur ve sevgi
Sensiz beyazlaşan saçlarımdan kara haber var.Biraz kendim gençleşiyorum.
-Neden nedir diye sordum ?
-Sorgulayışın aynası dedin.
Gülünde kızıl kıyamet koparan rengin enginlerin lirlerim artı. Felsefi lirikalar yazdım yazgıma. Likalarımda leyli hecelerin uzar beni sana aklar balballar.
-Ateşimin sıcağında kavruluyor sensizlik. Yanıp yıkılan bakışının ışığında teninin beyazlığı yok.Nef çalıyorum, ret alıyorum, Nefret ediyorum sen –ve den.
Bir yaralıya verdim gelemeyişlerini
ısmarladım ıslak özlemleri hasret havasında
talan olmuş gönül gecelerin yıldızında seni saydım aşka
anlatılmazlığın duruşmasında kendimi yargıladım aşka
gelişin ile gidişin tezgâhında kendimi sundum güzellere
bir ben alana, bir ben içre ben bedava
Kızıl, ruhu puslanan sözcükler arasında senli huzurlar diledim aşk mesnevisinden.
Islak sözlerinle kurumadı yaram. Denizim köpürür, damlaların akınca,yüreğim çoşar, vicdanımın kurumuş çayı kendine gelir ,dirhem dirhem sana akar dünyam.
Yalnızlığının duvarına yaslandım Mevlana’dan yazdığın sözlerin can evimin dukalarında okundu.
“Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşığın bütün sırları meydandadır” Sırlarımla sinirlerim arasında yangınlarına çaresiz kaldım.
-Kendi bilinç yanılsamalarında hayata tutunabilmek için sevda ocağında pişecek aşka mecburum. Sen aşktan çıkalı çok oldu. Sen aşktan öte bir duygunun duyulsama erincindesin. Sensizliğe geldim, sen kendine kumar oynarken. Oysa ömrün kumara karşı, sevda fenerin denizlerimdeki güzellerin gemilerini takip etmekte. Kıskanıyor musun terk ettiğin ermişini. Dudaklarına değecek başka bir dudağın sıcak mevsimine karşı mısın ? Aşka yeni tarifelerle iç içe benli örgüler örüp kendi yalnızlığına kurşun atıp durma.
beni de attılar aşk cennetinden
oysa ben tutkunun melaikesi olarak,ol vakilere seviydim
ütopik bir can öldü huriler mezarlığımda
derinlerden bir ses geldi sevdiğinin kentlerini yakıver
zaten Ankara ‘ en kara bahttan yakmıştım
Çankırı da ruh komşusu diye ilk kez yakıp şiire kazandırmıştım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!