Tek sırdaşın sırrını saklayan yakut gibi ben olmalıyım.Değerli taşların adresini soran güzelliğin ve güzel dünyanken oğlum bak git diyemezsin ki.Kaldı ki oğul yapmış bu sevdaya nasıl git diyebilirsin ki…
Kırmızı güller kızıl düşlerimizde yeşerir. Kırmızı bir dünyanın ortasındayız. Nüansların en ince cizgisinde çiziliyor dünyamız.
Sevi güvercinlerin gagasında unutulmayacak güncelerimizin cümleleri var.
-Sakın taş atma, sakın git deme.
Suskun hislerim sislerinde durgun, yüreğim aşka derbeder. Gül kokularına esrik yaşam sunan utulmazlığın söz aynasındayım. ERMİŞ bir gölgenin zaman yamacısıyım. Ben ile ben olamayan ben arasında kendimi arama suflelerindeyim.Künhümü hüthüt okur.
-Yecüc ile Mecücler mecalimin zarını atar. Satrancını oynar aşk.
Şah ile piyon arasındayım. Gönül ahım şanla, şöhretle,şah oluyor bütün sevgi hamlelerim sen üstüne oluyor. Piyon hep piyon. Başka güzellerin hoşluğuna kale oluyorum, yutuyorum birkaç demi. Aşk sanıyorum yaşadıklarımı, meğer anlık masallarmış.Aşk senmişsin.
- İçimde kanayan yüreğinin haritasında ismi yazılı gül ve zül güzellerin şuhunda kuruyan sevi dünyamı anladım ki sen okyanus yaparsın.
Hiç bilinmez çıngılar kapsar umutlarımı. Gözlerine sözler ekledim.
- Sana sarılmak için demlerin dem kokusunda huzmelerim büyür. Benindeki saklanışa aklanır akiller. Ruh kendi ateşini sunar aşk yangınlarına.Küllere ihtiyacım var, kul olduğum aşkın için.
Oğulhan Ay-Şem mi Dedi
Yaranın d’olgusunda felsefi sözlerim nara atar.
-Kimse değil, kimse olmayan.Olmayana olmuş hayaller ekleyerek yaşamı uzatmanın adıdır özlemek.
Şeminde üflenen esrik gecenin rüyasında bir bebek yürür. Bütün ilklerini bana teslim ettiğin odana gelir
Bir “ben” sınırı geçtik, ama daha kaç sınır geçmeliyiz.Üst benliği olmayanların sınırı yoksa sinirinde yaşamak zorundasın bu da başka sınırsızlığı sinirlendirir.
- Bazen hep güzel kalan ben’ler var.Yaralansa da kanasa da hiç gelmese de insan içinde güzel izlenimler bırakmış, derin aynaları olan ve gittiğinde her zaman onun güzellikleri film şeridi gibi yansıtır.
Bazen güzel bir dokunuş, bazen güzel bir bakış, bazen içsel bir sızı, bazen tüm özdeyişlere bedel bir sözü, bazen her şeyi iç benin aynasından yansır. Bu yüzden hep güzel kalan, hep güzel akan, hep güzel yakan içsel sevi lavımsın. Can kırıklarında başlar f’ayımın akışı.
“Bir kere bir sen güzelsin bir…
İki kere geldim bir kere sevdim,dünya dört duvar eder
Üç kere üç sen de dokuz aylıksın “
Kurtar beni senden,seni kurtarsın aşk benden
Kurtlar kuzuluğunun peşinde,postum aşk heybemde
Bu yüzden gelemeyişlerinin aç kurdu benim
hücrelerime kadar şifrelenmiş her demin
Bu aşk bu aşka nazire
Bu aşk bu aşka alt küre
-İsteyiş çarpımı-
ruhun isterik kolonlarında klanmış sevgin
…:tezimi özleyişinin deminde kaynatır
dudakların antizlerimi sürer öpücüklere
…:anları sağan arzular damlar geceye
Kendini yiyen hislerim ulaşıyordu tuvale
…: imge gibi oğulduyordu aşk güzelliğine
çoğalıyordu senli çiçeklere gelen arılarım
…:al ile bal arasında ak bir sevda çiçeğiydin
seni yaşamanın derbendinde büyürdü ormanlarım
…:yeşil bir ömre bürünürdü kavuşmalar
anlamsızlığında yanan bir ışığın ışımasında başladı ışkımız
tarifsiz kifayetler gibi gitmeye gittik kıyamete doğru
türkiye’nin düşünce labirentinde aşkın zikzaklarına aldırmadan
sevmeyi sevdikçe sevdik seve seve sevmeyi
öylesine değildi ölürcesine de değildi sevmelerimiz
paryasının paydalarında gözyaşlarını besleyecek kadar azizdi
Çevirecek yüreğim can kırıklarını. Hatalarımı topladım, keşkelerimi çıkardım, çarpıldım gidişine, bölündüm hayata… Gayrı dört işlemi can yüreğim de biliyor. Pi sayısında durdum. Bakış açılarının açılarını buldum, senle hep aynı bakışlarında,hep aynı ruhun üçgeninde tümlendik. Sayılar anlatamadı sevgimizi, sözcüklerle anlatılamadı hiçbir zaman. Sözlüklerde tanımsız bir aşk yaşadık tanımı yoktu o yüzden.
-Sen hep dizem oldum, hep imgeli bir kalışın ışığında ısıttın benimi.
-Beynimin ilimsiz gecelerindeki kadeh tokuşlarında eksik kalan anları çarptım bir gecelere. Hatalarımı topladım, sığmadı affetme defterine.
-Her sayfasına damlalarının değdiği yazısı dağılmış bir hata defterini silmek zor gülüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!