Düşlerinin akrebinde hem zehir hem zamansızlık akıyor
Çıplak hüzünlerimi giydirecek bir çift sözün yok mu
Uyaksız bekleyişlerimin son şiirine yok mu bir imgen
Umudumuzun şurubunu içerecek hissi bir kaşığın yok mu?
Tutku İmparatorluğumu yıkan anlık aşklarıma yok mu sultanlığın
Bahtının tahtından atılan son padişahım
bu kalbin kuzey kutbunda sana üşüyen ben
bu kalbin güney kutbunda bana terleyen sen
dört mevsim dört renk dört iklimle geldim sana
aşk güven ilgi ve paylaşım dörtleminde döner dünyam
yürekleri lavlarından oluşan sevgi deltasında büyür sevdam
ateşi ateşe yakan, yakanı yakan, akanı akan bir kaviyim
sonsuzluğun şavkındayım onsuzluk ağlarken
düş uçlarında düşüyor özlemlerim
tövbe dağlarını delen ferhat’ın azmiyim
sızışı aşka
gelişi aşka
sevişi aşka
Kalbimin merkezinde yeni yerçekimi
Magmaya doğru kırılmış tutku faylarım var
Yer üstünde patlayan volkanlarım taze taze
Her an benim için çıkıyor yer üstüne yarüstüne
Hiçbir zarar vermeden
Ki volkanların fay yatağında yatan ömre kafiye
dalgalarından beyaz aşkı görmek imkansız
gülümseyiş kendi dudaklarıyla öptü acılarımdan
rujları kaldı suçlarım arasında
gel beni öp beni silinsin eskiz bohemler
tarumar bir yüreğin köylüsüyüm
Türkülerle Aşkın Terapik Hali-1
“Ayşe dedim adına
Doyamadım dadına
A gız seni gaçırcem
(Gülüm can Ayşe'm)
Kendinden kalansız bir ayrılık,kalıntılarımın cebini yakıyor.Başkalaşmış başka şeylerin şerhine imza atıyor kül rengi kavuşmalar.
.
Hiçbir söz,hiçbir öz, birbirine uymuyor. Uyumsuz uykuların rüyasında seni görüyorum,her gece denizinde boğuluyorum, sabah olduğunda yeniden yaşıyorum.Yürek_sizim, sensizim.Çoktan seçmeli bir testin en doğru şıkkı gibi duruyorum orada.Düşüyorum gönlünden, yanlış yazımlardan senli cümlemden not alamıyorum.Gizli öznenin de öznesi olmuşsun, devrik, esrik hatta aşksal açıdan bozuk cümlede.
İsmine gelen sıfatları cümleden çıkarsam,seni gönlümün adılı olarak yazsam dilin, aşkın kurallarına.Gramerin gri tonlarında dönüşü olmayan çatılarda gidişler kabul edilir mi ki…
Arkamda kalan kimsesiz nesnelerin oldurganlığında doğurgan gelişleri kim beleyecek. Senin dersin dışında kimseye kalkmasın elim, bu el ki yalnız senin elini tutmuşken, yalnız kara bağrına türkü tutturmuşken sen şimdi,hangi cümlenin yüklemi olma sonundasın. Gelmekle gitmenin lâdesindeyim sol yanımda lodoslar esiyor sakın çıkma gönlümden.
Bak işte geldin yine sol yanımda atışlarının hızında eriyor erişemediklerim.
Korulukların kendini gömen gölgelerinde gelişinin her adımına ırak sevmeler ekledim çekim eklerimle. Ve gün kendini bize verdin,aç kalıp yığıldı kavuşmalar.Erguvan renkli düşlerin gözleri seni çaldı sözlerimden.Doğumu sancısı çeken bir kadın ahları kadar azize bir çılgı ile çıkageldin.
Bir ses geliyordu içimden adına dair, yanına dair. Ağız dolusu bağırmak istediğimde kalbim durdu nefesim tıkandı kalakalmalara kal oldum. İçimden çıkartamadım seni. Ne sesle ne de sözle,ne özle,ne gözle…Haydi götür diyordu ses, senli doğanların som altın tapınaklarına,
Orada ruhun kutsansın,Meryem’I bakışlarla beni İsa kılan özlemlerimim doğumunu yaşa.
Yaşamanın her merdiveninde içsel bir sen beni tutuyor sıkıyor yüreğimin duvarını.Acıtıyor sensizlik yüreğimi. Biçare bir mecnun gibi kentin ortasında sensiz kalmak ne acıdır biliemezsin.Tutmuyorsun gelip üşüyen düşlerimden ellerimden. Uçurumlarda bırakıyorsun büyütülmüş yalnızlığımla... Bu yedi tepeli şehirde,yedi renge boyanmış yalnızlığım.Yüreğimi yedi parçaya böldün tıpkı bu yedi tepeli şehir gibi.Yedisinde neyse yetmişinde oymuşu oyluyor sensizliğim. Bir yanardağ olsam keşke
Hayaller kurulu bir yanardağ olsam.İnan razıyım öyle bir volkan olmaya,derinlerden özlemlerinin faylarından çatlamış umutlarına gelmek.Bir parçam sunak gözlerine takılıp gitti gidişlerin Hani bakarken hayat sunan, kalbimi yerinden uçuran o bakışlarına. Derinliğinde kaybolmak istiyorum o ela gözlerinin boyasında boyumun ölçüsünü almak istiyorum.
a) Tek amacı ilim ve gelecek olan güzel.
b) Biraz ders, biraz aşk, biraz yaşam olan
c) Tek amacı aşk ve eğlence olan.
d) Ne aşk, ne ilim ikisinden biraz
e) Beni her zaman, dersi arada seven.
Anlatılmaz üzüncün tam anlatılışında
Sınırsız sevgilerin dili tutulur
Umurlarında ak köpükleri olan iç denizlerin sesi
Karanlığa kafi
Sensizliğime safi
Ve




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!