Yok, olmuşluğun içinden çıkıp gidiyorum yok olmayışların her zerresine.
Yüreğimdeki sevginin ışığıyla yakalıyor aşk beni en tanımsız ve hazır yerde. Hazlarıma zamlar ekliyor ve beni alıyorlar aşka alınmış her süreye…
Savaşmaktan yorgun düşen düşlerime seni alıyorum.Kalakalıyorum kalınması gereken yerde..Kaybolmuş gidenin peşinde koşmaktan dermanım yokken şirinliğine yenilen su yüreğim durmadan akar.Gel yıka beni… Gel sıva yüreğimin çıplak duvarını.Ve yaz ismini ali cümlelerle.
Çamur deryasında çırpınan güzellerin aynasında beni tarıyor arzular.Saçlarını tarıyorum yalnızlığımı. Bırakın ellerimi… ele giden güzelimin ellerini kırın.
Yaşamı yaşamın farkında olarak gitmeyi bilmeyen güzellin elleri kırılsın.Ahlarıma biraz demirden sopalar ekliyorum her özlemim dövecek benden gideni…
Anlayabilir ancak beni…
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gönül şehitliğindeyim
Muhteşem bir özlemin düğünü gibi
boşluğun avucunda ruhum serpilmiş
ucu uçsuz bucakların ucu olan uçurumum ben
Bir anlık rüzgar yetecek
“Çağırsaydın gelmez miydim yar
Senin için ölmez miydim yar
Dünyayı ters etmez miydim yar”
Sığınıyorum sana aşk dünya anlamıyor.Bir hecelik özleme dayanmıyor yüreğim.Karanlık umutların sonrasızlığı farklı bir kapı açıyor.Tevarüs okuyor keder. Bu aşkın son sultanı benden gizil cümlelerin yükleminde.Yüküm ağır ,bütün özneler sırtımda.
Kimsesiz armonilerle seni dilsiz gönlüme çaldım. Varolandan, yok olana özetsiz bakışların kaldı. Nur ile su arasında aşkına benzer ışıltılarla uyandım bahtımın minel dünyasına.
Huzurun süvarileri vurdu hüzünlerimi. Seviyordum seni .
-Mutlu olmaya beş muti ezber vardı.
Gönlümüzün kayıp yüklerini arasak kul olduğumuz, gül kaldığımız, küle ramak kaldığımız umulmaz; ama yaşanır sahillerde.
-Damlaların bulsa iç çocuğumun kayıp kentini. İnsan kendine kayıpken başka arayışların içinde bulunması başka kayıptır.
Sonrasızlığın pozunda nemli gözlerini sakla, bana gelirken kentim sevinçten ağlamıştı. Kayıp değildim. Kendimi bulmuştum. Hayat, bazen kendinde aşkı bulup onunla paylaşmaktır. İçimde inşa ettiğin kentlerin gökdeleninde inmedim. Sen sevdikçe modern bir kent olup sevgiler ağardı yüreğimizde.
bahara çiçek olarak geleceksin anladım
yok yok
yağmur olsam iyi olur
Hazır yağmur
paketlenmiş
kredi kartıyla on iki mevsime dağıtılan yağmur olsam
Gecenin siyahlarındaki sökükleri ten renginle onarıyorum
Vazgeçilmezliğinin valsında kırık gönlüne ayak oluyor bam telim
Martılarla denizi huzuruna kavuştak kılıyorum
Yaşamak ile yaşanmak arasında nefes nefeseyim
Özlemek ile unutulmak arasından heves heveseyim
Senden kalan her bakış ruhumun müzesinde
İlk yılımızda aldığın tüm hediyeler de orda
İlk ağladığın gözyaşların
İlk sarılışın
Benden uzak kaldığın soğuk kış geceleri de
Her şey orda, ben, sevdalar ve bir de gidişin
geldiler, yazgılıydı yazılıdan yeni çıkmış gibi bakıyordu güzel
çocuksu tavları yüreklere yengeç oluyor
büyük uzaklar kaçıyor kaçkınlarımıza bölece
ürperen mırıltıların martıları uçuyor aşkımıza
soluk amaçlar uğruna umurum değillerinde
sevgisi kırık bir aşkın ortasında
Kırık bir yüreğin mimarıyım. Kırık bir maziyle,kırık bir yürek bıraktım peşinde. Bu aşka layık olmayan şeylerin çok şeyiyim anla biraz. Sakın ağlama menekşeler tebessüm ederken yalancı baharımda.Kendi kendine kat atan bir yaranın gök’deleniyim.Uzadım gittim buhurlarınla özlemlerin arasına.
-Kendimi geçtiğim uçsuz bucaksız geçmelerin geçimsiziyim.
Bir tek kendimle geçinemem .Bir de sensizlikle.
*Ölümsüz kalan bağrı yanık demlerin özünden tözlerimi çektim.
-Metafizikten zahir şerbetler içtim okyanustan da büyülü aşk sularında. Sen sularında geçerken zaman durdu duruşumda.
-Durup saydım dalgaları, ben gerçekten hazların köpükçüsüyüm.
Seni isteme nöbetlerindeyim.Vakit keşkelerime kadar işleniyor.Sıralanıyor senli düşler, sensiz aynalarda taranmak için.Mutlu bir bülbül geliyor, aşk hüznün kalesidir.Senin kaleleri yıkacak sabrın var mı?
-Gitmeseydin de bütün bu cevapsız soruların ağırlığında ünlemlerim artmasaydı.
Yokluğunun sınıfındayım.Çok kalabalık duygular var. Her yoklamada, her soruda, her özlemde, her arayışta, seni arıyor sensizlik. İnadına içimdesin diyorum, ikna olup aşka arkaik düşler sıralıyorum.
-Çaresiz gülüşlere geleceğimi sunuyorum.Biraz gülüyorum, güllerin solmasın diye.
Hiç ve yoktan düşler peri oldu. Cemaline benli demler okuyorlar. Eski sana gelmek için özel ders alıyorum.
İlk ders:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!