Yok, olmuşluğun içinden çıkıp gidiyorum yok olmayışların her zerresine.
Yüreğimdeki sevginin ışığıyla yakalıyor aşk beni en tanımsız ve hazır yerde. Hazlarıma zamlar ekliyor ve beni alıyorlar aşka alınmış her süreye…
Savaşmaktan yorgun düşen düşlerime seni alıyorum.Kalakalıyorum kalınması gereken yerde..Kaybolmuş gidenin peşinde koşmaktan dermanım yokken şirinliğine yenilen su yüreğim durmadan akar.Gel yıka beni… Gel sıva yüreğimin çıplak duvarını.Ve yaz ismini ali cümlelerle.
Çamur deryasında çırpınan güzellerin aynasında beni tarıyor arzular.Saçlarını tarıyorum yalnızlığımı. Bırakın ellerimi… ele giden güzelimin ellerini kırın.
Yaşamı yaşamın farkında olarak gitmeyi bilmeyen güzellin elleri kırılsın.Ahlarıma biraz demirden sopalar ekliyorum her özlemim dövecek benden gideni…
Anlayabilir ancak beni…
senli bir buluta içlendi içerlemelerim
yüreğim buhur sen aşkıma bulut
benden başka her şeyi unut
tutkular arasında bir gül gibi gül biraz
gönlümdeki tüm çiçekler sana açılırken
sen bana bana açıl tüm açıklarınla
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gönül şehitliğindeyim
Muhteşem bir özlemin düğünü gibi
boşluğun avucunda ruhum serpilmiş
ucu uçsuz bucakların ucu olan uçurumum ben
Bir anlık rüzgar yetecek
yırtılmış umudun yamacısı gibiyim sol yanım kav
hiç kapanmayan davalara bakan yargıcın son kararıyım
verilmemiş sözler gibi
bitmemiş sevdaların müneccimiyim
senin için her şeyden çok şeyden aşkım işte
-Can kırığı bakışınla taranıyor vicdanım.Sızılara ders veriyor formel özlemler.
Gönlümün ayazında üşeniyor üşüttüklerin.Her yanım sana üşüyorken yazını yazgından seçerek bekleyemem.
- Ruhumun paftalarında siluetin yalnızlık depremlerime ders veriyor. Acılar ve faylar yan yana. Yanıkların, yarıklarından, yara dersi veriyor yaşayamadıklarımız.
-Arayışın ılık vahalarında ulaşılmazlığın güftesi akıyor olası serapları önlemek için.
-Dilsizdir, Ummansızdır, sensizdir, kalakalışlarım.Melodik dökülüşlerinde örsüne hırslarım tümleniyor. Tümden tüneyen alaca sözler arasındayım.
Tanınmış acılarımın aynasında taranan güzellerin güz mevsimindeyim Heveslerime düşen çığlarında altında teninin gölgesine gelme umudu yaşama tutuyor.
sen unuttuğumu bil
gerçekler bende kalsın
umutsuzluk yine benden gayrı düşmüyor
ağlamaktan yıpranan gözlerimi
bir sen görmüyorsun
içim senin sevginle doluyken
'O kendini biliyora ithaf..o kendini bilmezse de'
Beni unuttuğun yerde aşk gökdeleni yükselir
tanımsız İstanbul yücelerindeyim
Korkmakla beklemek arasında korunuyorum
o kendini biliyora ithaf
-özlem ile özlenmeye-
gülüşlerin uzakları yürütür
içimde sedan dışımda gözlerin
'yürek güzelinin doğum günü şifresine ithaf'
bulutların arzularını örttüğün bembeyaz gök olsan
seninle yalnız üşüyen geleceğin yıldızında hep kalsak
mutluluğa çivilenen özlemin duvar resmindedir gelişin
Berzah aleminde yüreği kalaylanan derin bir aşka kodlamış aşk ereniyim. Otopsi yapılmış aşkların mumyalı cesetlerini inceliyorum.
-Sende kalışımın psiko-sosyal bağlamında tınılar, tanılar arıyorum. Sol yanımın aşk maskesi düştü.Severek, sana sere serpe serilerek omzumda kalacağın güne çentikler atıyorum.
Ezberimde kalanlarının silinmezliğini ilmi bir neden arıyorum. Bu bilimselliği de aşmış olmalı ki hala kendisizliğimi sunamıyorum.
Zulamda biriktirdiğim özlemlerin özündeyim. Hesapsızca sana kanadım.
-Ağıtlarında kalan son dizelerin diz boyundayım. Vicdanımın izleğinde sesinden esler görüyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!