yokluğunla barışmak dünyayla savaşmaya eşdeğer
sen eş ben değer
değer miydi gitmeler
eriştiğim her güzelliğe yeniden yapar mısın erişte
er işte
erdim işte
Kırgınım
Kitabelerinde birbirimizin izleri olan utulmazlığımıza
kırgınım kendim ile seni unutamayan kendime
Hüzünleri depolanmış son baharın yaprağıyım
Kedersizliği yazdım seni unutan sana
ulaşılmaza uzanmış usumun utkuları
bulunulmamış bir çizginin rintliğine zindeyim
gözlerine koşuyorken güneş
sana gelmenin en son ihtilalinde gözlerim
buluşmamızın kültürel ekvatorunda içsel yakarışlara yüceliyor
varılmak için var olan ben yolculuğunda
Bir elin parmaklarından bir elin aşk avuçları gibiyiz şimdi. Elin parmakla gösterdiği, gösterişsiz günlerin dem geçmişindeyiz. Bir elin parmaklarını saydım senin için.Yüzük taktığın parmağının yüzündeyim.En çok o parmağını sevdim.Benden eserler, esintiler, izler, aşklar vardı. On parmağında ,on marifetinin muarifiyim. Sensizliğin parmak uçlarını sayıyorum.Bensiz yaşadıklarının hayal uçurumlarında ne kadar mutlusun? Kimi sevsem sana benzeyişin iki elindeyim. İki elim yakanda.
-Şu hayat arenasında kavgamız hangi olgulara kadim. Sen hangi kadimliğin kadınısın.
Fark etmiyordu az ya da çok oluşumuz. Az ile çoğun ellerindeydik. El ele gezemediğimiz her günün parmakları kopuyordu.Hangi parmağın kaldı ki? Baş parmağın baş başa kalacağımız gün için kalmış olmalı.Bu aşk okulunun hüzünbaz sevgilisi kaldır şu parmağını. Benim soruma cevap ver. Aşk cevapsız kalamaz.
Bize yazılan kaderin düşüyordu…Bize sunulan aşkın can pınarındayız.Kara bahtının kitabında kapak sensin. Kapak güzeli olarak aşkımın kitabından ömrümün kütüphanesini geldin.
Güneşle başladığımız el sıcağında,ayla kapladığın gecelerin hecesinde farkındalığın parmaklarını sayamıyoruz.
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-10
“Artık hayatımdan çıksan diyorum
Bu ikili delilik sona erse
İkimiz için de en hayırlısını diliyorum
Hiç olmamış gibi davranabilmeyi
“Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-5”
“dun bütün gece seni düşündüm yanarak
bir an geldi ki zannettim kalbim duracak
ellerim tutuştu hasretini okşayarak
Gelmenin son halinde ruhumda akan ışıltıların sönmesine alıştım.
Her hevesin son uçurumunda, bir anlığın ilk yaşanmasında yanında anılmak bir başka aşkı bitirmenin bedeliydi.
Erkek olma haline gidişti.Sen bir ay ve ay şen..üzre ayşsın
.Sönmüş bir yıldızın bulutlarla öpüşmesine hayıflana bir bulutun ayrılığımıza
yazmayı,beni senden kaçırıp bir başka güzelin yalnız gecesine ekledi.
Günahkar bir gecenin sönmüş yıldızında ay yüzün vicdanımın bam teline değdi.Beyazlarını öretecek kara bahtım yoktu. Sessiz kalmanın sevabındandaydım. Gözlerinde inen damlaları sayıyordum.Her damlası yüreğime kurşun gibi ilişiyordu.
…:Huzurumuzun seri katiliydim başka gecelerde.Başka arzular pınarında türkümü söylüyordum. Oysa ben aşkımızın bestekarı, sanatkarı. Başka demlerin demosunda yaşamak bana göre değildi.Sosyoloji açıklayamaz bu halimi.
…:Ruhsal uzmanlar da bu senli kayboluşların kroniğini çözemezdi. Çok bilinmeyenler denklemin ihanet formülünde eriyordum sana.Benim payımda sensiz sayılar vardı. Sen aşka melek olarak aşka bölünüp aşka çoğalan ve sadık bir işlemin sağlamasında payda olarak duruyordun.
…:Benim kanım, benim canımda kumlar gibi aklın gözlerine serpiliyordu.
Günahkar hece gibi ekleniyordum sensizliğin gece yarılarına. Yarinin gece ekspresinde değildim. Hızlı bir trenin anlık makinistiydim
Bilinmezliği sürüyordum.
Umuluşun yankı caddelerindeyim, aşksız ve karanlık
Nurun ve ruhun aydınlatmıyor benli sokakları
Tüm anlatımlarımın anlaşılmazlarında felsefik mitsin içimde
ödünç aldığım özlemlerin dünyasında ekvatorum gözlerin
seni ayırdılar gittiğin günden geleceğin günün güneyinden
emsalsiz gönül kuşağımızda çöllerime penguenlerin geldi
Hayrettin Taylan
Aşkın sensiz durağı beni sensizlik çölünde bırakıyor
feryatların anı Leyla nın zılgtıları ve yokluğun
hataların tüm yılanları süregen bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!