Şimdi katran karası bir gece,
Şimdi parçalayan bir pençe,
Ve şimdi bitmeyen bir işkence...
Sessizim.
Suskunum.
Uykusuzum.
Kabulümdür
Ne gelirse Aşk'tan...
Velev ki,
taş koymayın yolumuza.
Çelme takmayın sevdamıza
Demlensin yüreğimizde nar
Bir ay doğardı yeni baştan gökyüzüne
Ellerin ellerime değerdi
Yeşerirdi kurumuş dallarım
Hüzünlerim şenlenirdi
Sessiz bir gemi geçerdi ta uzaklardan
Yüreğim yüreğinde demlenirdi
Sana güzel sözler söylemek isterdim
İçimde nehirler gibi akan
Sıcacık ellerini alıp avuçlarıma
Gözlerinde seyretmek her gün batımını
Sağanak bir yağmurda yürümek
Sana ne desem
Sana ne etsem
Bilemiyorum.
Dilimin ucunda her şey
Ama
Diyemiyorum.
Bir şarkı bıraksam güne
Bir şiir, bir dua, bir aşk
Sonra binip bir martının kanadına
Terk etsem buraları...
Sıcacık bir gülümseme ile
“Bilme hangi dağda yetiştiğimi
Bilme kalbimdeki kış güneşini”
Aydınlık bir şairim ben
Yıllar var ki
İçini aydınlatıyorum insanların
Önce geriye dön, bak
Anılara gülümse,
Unuttuklarına bile...
Telefon defterinden sildiklerine,
Artık sevgili olmayan sevdiklerine,
İnsan bildiklerine,
Bir kapı zilinde
karşılaşıyoruz birden.
Ben çalıyorum kapıyı,
sen açmıyorsun.
Eski bir masaldan
sesleniyorsun bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!