Akşam üstlerini severim, bilirsin
Gecikmiş kavuşmalara da alışkın bu yürek
Öyle bir gün batımı var ki seyredilmiş
Öyle bir aşk var ki düşen ruhumuza
Anlatmasak da hep bilinecek
Eski bir çeyiz sandığında bulduğum
Dantel bir örtü gibi
ömürlük bakıyorsun
Sen var ya, sen sevgili
Nasıl da gönlüme aktığını
Sanırım hala bilmiyorsun.
Eski bir sandık gibi
Oturun yerinizde
Ben varmışım, yokmuşum
Olmasın umrunuzda
Hatta bir tek sözle de
Hadi, sev beni de
çiçeklensin ömrümüzün kurumaya yüz tutmuş dalları...
Nehirler aksın yeryüzümüzün kurak topraklarına yeni baştan
Yeşersin sevdalarımız
Hadi sev de,
Bir daha dolunayda kalmayalım aşksız.
Hakkını helal et oğlum
Sana veda edemedim
Bir gaz bulutunda boğuldum
Öldüm, “ölüyorum” bile diyemedim
Gözlerimden akan yaşlar toz oldu oğlum
Sonunda kaderim geldi insafa...
Mutsuzluklarımı kaldırdı rafa...
Gülümseyen yüzümü koydum
Hayatımın en ortasına
Sonra hayallerimi...
Sen, başka bir kentin sevdalısı
Ben, İstanbul'umun rüzgarlı kızı
Yüreğine gömdüm kendimi
Haberin var mı?
Haberin var mı yokluğunda kaç düş öldürdüm?
Günebakan çiçekleri açacaktı yüreğimde
Sana dönecektim yüzümü
Sessizce gülümseyecekti bir kumru
Dudaklarımda erguvan bir türkü
Aşka diyecektim sözümü
Bir çağlayan uğultusuyla
uyandım sabaha
Bir yürek ağrısıyla
Bir göz yaşıyla
Eksiklerimi topladım
Fazlalıkları kaldırdım ortadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!