Şiir yazmıyorum,
yazamıyorum.
Biliyorum ki,
şiirime düşecek her kelimede
sen olacaksın.
Bak, tam da şuramdan vurulmuştum
İçimde zemheri bir kış duruyordu
Yalnızlığımın sultanı olduğum evde
Bir şamdanda tam altı mum yanıyordu
Birlikte gitmiştik hani o lunaparka
Bak, çatından alnımın haince vurulmuştum
İçimde zemheri bir karakış yaşıyordu
Yalnızlığın başkenti aşı boyalı evde
Bir şamdanda usulca altı mum yanıyordu
Aslında biliyordun bütün olacakları
Bak gözlerime,
Bitsin artık karanlıkların…
Bir parça ölüm kokuyor hayat, biraz da gül kurusu
Her sabah başka bir hüzne bulanıyor yüreğin
Her akşam daha da parçalanıyor bedenin
Dur, düşün bir daha, bir daha düşün
Kızın olsam senin
Tutsan ellerimden
Çocukluğuma götürsen...
En afacan hallerimi de
Görsen...
"Bir sabah bakacaksın ki birtanem, ben yokum."
Aydınlık sabahlarım vardı benim
Gül kokulu günlerim
Bir gülümserdim
Yerinden oynardı yeryüzü
Akşam üstlerini severim, bilirsin
Gecikmiş kavuşmalara da alışkın bu yürek
Öyle bir gün batımı var ki seyredilmiş
Öyle bir aşk var ki düşen ruhumuza
Anlatmasak da hep bilinecek
Eski bir çeyiz sandığında bulduğum
Dantel bir örtü gibi
ömürlük bakıyorsun
Sen var ya, sen sevgili
Nasıl da gönlüme aktığını
Sanırım hala bilmiyorsun.
Eski bir sandık gibi
Oturun yerinizde
Ben varmışım, yokmuşum
Olmasın umrunuzda
Hatta bir tek sözle de
Hadi, sev beni de
çiçeklensin ömrümüzün kurumaya yüz tutmuş dalları...
Nehirler aksın yeryüzümüzün kurak topraklarına yeni baştan
Yeşersin sevdalarımız
Hadi sev de,
Bir daha dolunayda kalmayalım aşksız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!