Bak, çatından alnımın haince vurulmuştum
İçimde zemheri bir karakış yaşıyordu
Yalnızlığın başkenti aşı boyalı evde
Bir şamdanda usulca altı mum yanıyordu
Aslında biliyordun bütün olacakları
Bak gözlerime,
Bitsin artık karanlıkların…
Bir parça ölüm kokuyor hayat, biraz da gül kurusu
Her sabah başka bir hüzne bulanıyor yüreğin
Her akşam daha da parçalanıyor bedenin
Dur, düşün bir daha, bir daha düşün
Daha uyanmadım sabaha
Gözlerimde kırkikindi bir yangın
Seni sayıklıyorum biteviye
Peş peşe sıralanıyor anılar
Bir bulutun ardına düşüp
Yok oluyorum sessizlikte
Oysa sadece
kar yağıyordu İstanbul'a
Ve sadece
düşlerim üşüyordu.
Sen yoktun
Ve sensizlik
Oysa sevmiştim seni
Yoksun artık, öyle mi?
Ne bir ses, ne bir nefes
Her şey bitti, öyle mi?
Oysa bir umuttun hep
Öyle bir acıyor ki yüreğim
Yara desen değil, yar desen değil
Bir nehir akıp gidiyor gözlerimden
Öyle bir acıyor ki yüreğim
Ellerimi yakıyor.
Devir hain,
Devir puşt,
Kör bir kuyunun dibinde aşk
Ve onca yalnızız,
Öyle duygusuz...
Ben sana bakardım
Yüreğimden şiirler akardı
Büyüdükçe büyürdü sevdam
Gözlerin bir çift güvercin olur
Uçurumlarıma konardı
Açılırdı seninle tüm kapılarım özgürlüklere
Öyle bir geldin ki hayatıma
Gün pırıl pırıl oldu aniden
Yüreğime milyonlarca güvercin kondu
Aşk gibi bir duygu çöktü üstüme
Sanki seni ilk gördüğüm anda
Zaman dondu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!