"Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç..."
İki ters, bir düz ilmekmiş oysa...
Yanlış örmüşüm aşk'ı,
Bilemedim.
Sana bir şey söyleyecektim,
Sonra vazgeçtim.
Belki söylemişimdir de,
Ben fark etmedim.
Senden gidecektim oysa,
Gittin gideli,
Üç kuru yaprağız biz...
Yüreğimiz hayata paralel,
Yüreğimiz şimdi bize el..
Sadece iki sözcük dilimizde,
Bir sabah uyandığında
Gitmiş olacağım buralardan
Pırıl pırıl bir aşk
Ve ilk sahibinden hayaller
Bırakacağım sana
Bir de masmavi bir gökyüzü...
Bir şiire başlar gibi
bakıyorum gözlerinize
Bir kediyi okşar gibi
Yağar gibi sulu sepken
Öyle suskun, öyle sevdalı...
Gülümse
Tuz basalım yaralarımıza
Çözülsün buzlarımız artık
Aşk'a varsın umutlarımız
Bir gün doğsun yeni baştan
Bir çiçek tomurcuklansın
Sarı bir güldün sen...
Aşk'a durduğun gün görmüştüm bahçeni...
Dudağında söyleyemediğin
Yüreğinde bitiremediğin her şey
Üzerine yığılmıştı sanki...
"Hüzün yağıyor gözlerinden...
Herkes
kendi aşkından sorumludur
hayatta...
Gitse de, kalsa da...
Herkes
Oysa sana gelmiştim, sadece bir nefestin
Bir avuç gökyüzüydün sessizce sarıldığım
Bir martı çığlığında yitirdim ellerini
Şimdi buruk bir günsün, düne koyamadığım
Oysa hep benimleydin, asla gitmeyecektin
Seversen eğer
Hayat yeniden başlar
Işınlanırdım belki de
Doğduğum eve...
Yemyeşil bir ormanı geçer gibi
Aşar gibi dağları, tepeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!