Sus, hiçbir şey söyleme artık
Aşk bir Filizkıran’dı, geldi geçti
Şimdi zemheride donma vakti
Biliyorum, hiç kimseler yazmadı
Hiçbir kitaba sığmadı bu yalnızlık
Şiirlerimizden vurulmuştuk sevgili,
Tam eteklerindeydik oysa Galata'nın
Tam da bir rüzgar gönlümüze girmek üzereydi
Kaldırım taşları çiçekleniyordu nerdeyse
Gözyaşlarımız teğet geçmişti mavi sevdaları
Vurulmuş ve kendimize gelememiştik hala,
Durdum,
Galata aşkla bana bakıyordu
Bir gökyüzü
üzerime akıyordu durmaksızın
Sızım sızım bir yürek
yakıyordu bedenimi
Maviyi gözlerinde biriktir,
Öyle gel.
Bulutları gizle yüreğine...
Güneşin ışıltısını da
Gülüşüne ekle, öyle gel.
Ey kaşına gözüne kurban olduğum,
Gelip de dönemediğim,
Dönüp de kalamadığım yar...
Her yer bana sensizlik,
Her yer sessizlik artık...
Bana bir adım gelsen
Oysa hayat seninle başlıyor, sende bitiyordu.
Sen varsan vardım ben...
Yokluğunda yangınlara düşüyordu yüreğim...
Sensizlikte hayattan bihaberdim.
Şimdi her şey hüzün, her yer karanlık...
Gel sevgili, ne olur
Bir eski zaman insanıyım ben...
Hala gökkuşağının altından geçilebileceğine,
Uç uç böceğinin uğuruna inanan...
Yıldız kaydığında hala dilek tutan...
Hilal gördüğünde duasını yapan...
Yüzlerce yonca arasında hala dört yapraklı yonca arayan...
"Ömrün beni sevmekle nihayet bulacaktı."
Dallarımı bir fırtına kırdı kıralı
Sana en uzak
Senden daha yaralı
Sensiz bir alemdeyim.
Şimdi
Bir kelebeğin kanatlarına
Gizleyip sensizliğimi
Gitmek istiyorum buralardan
Yüzümde sıcacık bir gülümseme
Yüreğimde aşk
Bir de baktım, her şey eskisi gibi
Ne unutulmuşum, ne de susmuşum
Geçmiş günler, haftalar, mevsimler, yıllar
Bir parça mutlulukla avutulmuşum.
Aslında aşk da kalmış kenarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!