Kabulümdür
Ne gelirse Aşk'tan...
Velev ki,
taş koymayın yolumuza.
Çelme takmayın sevdamıza
Demlensin yüreğimizde nar
Bir ay doğardı yeni baştan gökyüzüne
Ellerin ellerime değerdi
Yeşerirdi kurumuş dallarım
Hüzünlerim şenlenirdi
Sessiz bir gemi geçerdi ta uzaklardan
Yüreğim yüreğinde demlenirdi
Sana güzel sözler söylemek isterdim
İçimde nehirler gibi akan
Sıcacık ellerini alıp avuçlarıma
Gözlerinde seyretmek her gün batımını
Sağanak bir yağmurda yürümek
Sana ne desem
Sana ne etsem
Bilemiyorum.
Dilimin ucunda her şey
Ama
Diyemiyorum.
Önce geriye dön, bak
Anılara gülümse,
Unuttuklarına bile...
Telefon defterinden sildiklerine,
Artık sevgili olmayan sevdiklerine,
İnsan bildiklerine,
Bir kapı zilinde
karşılaşıyoruz birden.
Ben çalıyorum kapıyı,
sen açmıyorsun.
Eski bir masaldan
sesleniyorsun bana.
Gül kokulu bir yalnızlık bıraktın ardında
Kokladıkça Aşk’ı hatırlatsın diye
Çokça hüzün
Biraz hazan bıraktın
Renklerini bir de yüreğindeki sevdanın
Gözlerinden yıldızları toplayıp bana gönderdin
İçimde yemyeşil bir bahar dalı
Ha açtı, ha şimdi açacak
Yüreğim kozasında bir kelebek
Uçtuğunda aşka konacak...
Beklediğim bir şey yok oysa
Kalbim, unut artık o hayırsızı
Kapansın içindeki dinmeyen sızı
Yıllardır aramayan o vefasızı
Derin bir kuyuya atıver gitsin.
Ne gözlerin onu sorup ağlasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!