Olsaydın
Bahar da gelecekti yüreğime
Güneş de parlayacaktı gözlerin gibi...
Yürüdüğüm sahilin her köşesinden
Sensizlik vurmayacaktı
Tüm ağırlığıyla yüzüme...
Uyandım.
Bir dağ üzerime üzerime geliyordu sanki...
Uzaklarda bir serçe sessizce ağlıyordu.
Uyandım.
Gözlerimde bir nehir
Usuldan yüreğime akıyordu.
Bağışla.
Vazgeçtim sevmelerden...
Yüreğimde terk edilmiş bir taş ocağı
Ve ömrüm,
Yırtık ve soluk eski bir fotoğraf artık...
Sonra bir yıldız kaydı gökten
Bir ay battı gökyüzümüzün en ince yerinden
Gözlerimize hüzünler yerleşti
Belki de bir nehir aktı derinlerimizden
Sonra yaşanacak ne varsa koyduk bir kenara
Hangi aşktan miras kaldı
yüreğimdeki hüzün?
Hangi ayrılık
paramparça etti benliğimi?
Beklemekten yoruldum artık...
Yoruldum
Ölüyoruz
Karanlıklar geçiyor sokağımızdan
Çığlık atıyoruz durmaksızın
Duyan olmuyor acılarımızı.
Susuyoruz
Karanlıklar sızıyor duvarlarımızdan.
Bir parça gün ışığı istiyorum senden sevgilim
Bir damla gözyaşı
Birazcık da hüzün gözlerinden
İçim ısınır belki
Belki günüm aydınlanır gerçekten
Ömrümün baharı çiçeklenir
Oyuncak bir ördekle birlikte
Yüzdürüyorum artık hayallerimi,
Bir tahta atla...
Kollarım nerde anne
Ben nerdeyim?
Hani gülen yüzü dostumun?
Sustum
Bana düşen gitmekti
Yitmekti dibi olmayan uçurumlarda
Bitmekti sessiz sedasız
Ve itmekti acıları
Ömrümün kıyılarına
Yıllanmış bir şaraptı gönlüm
Yorgun bir şiire gömdüm
Alıp başımı gittim inatla
Usanmadan hep başa döndüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!