Bilsen kaç mevsimi soldurmuşum
Kaç martıyı uyutmuşum koynumda
Yokluğum kapıma kadar gelmiş de
Kaç uyku yitirmişim aşk otağımda
Sesime kuş sürüleri konmuş, bak işte
Beni sevdiğini hiç söylemedin ki bana
Baharlar da hiç yağmadı üzerimize
Çiçeklerle donatacaktın ya ömrümü
Sarılacaktın ya bana hani delicesine
Gidip de dönmeyecekti hani hüzünler
Küçük mutluluklar büyütecektik ya birlikte
Dolunaylardan geldim, yalnızdım, ölüyordum
Bitmiş bir aşkın son gecesinde bırakmıştım şarkılarımı
Issızlıklara gidiyordum, yalnızdım, unutmalıydım seni
Kaç kere söylemiştim seni ne kadar sevdiğimi…
Yaşanmışlıklardan geldim, sessizdim, duymuyordun
Artık bir gün doğumu bekliyorum
Gözlerinde doğacak...
Bardaktan boşanırcasına bir yağmur
Birlikte yaşanılacak...
Masallardan çıkıp gelen bir aşk
Yüreğimize dolacak...
Islattığın hayallerimi
Serdim balkona
Sıcacık yüreğimle
Ütüledim sonra...
Ve tuzlayıp iyice
Koydum dolaba...
Durdum, sana baktım sonra
Bakmak ki, yaşamakla birdi sanki
Gözlerin bir çift güvercindi yüreğimden havalanan
Durdum, sende kaldım
Bir daha, bir daha
İnan.
Uyandım
Göğe baktım bu sabah
İçime seslenirken usulca
Güneşi duydum yalnızca
"Beni dinle artık lütfen..." dedi.
"Çıkar yüreğinden korkularını
Bugün de
uyandım işte...
Uyandım yeryüzüm
Gökyüzüm
Kuş tüyü yastıklarım
Yürekten dualarım
Hayat çağırıyordu beni
Ses verdim
Giydim kırmızı rugan pabuçlarımı
Renkli bilyelerimi de aldım
Gökyüzünün tırabzanına oturup
Kendimi aşağıya saldım
Bu sabah sessizce gelip
Bir "günaydın" bıraktım gözlerine
Uyandığında alırsın diye...
Biraz huzur, bir parça mutluluk,
Hiç dinmeyen bir özlem de koydum
En koyusundan içerisine...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!