Gökyüzü
pencereye sabaha dair bir not bırakmış
ay, gündüzün cephesine ilişmiş
usul usul
yarım konuşan bir tanık
Bir avuç ışık geldi
kanatlarında sabahın kokusu
bahçemden sessizce süzüldü
yavaşça
kalbime
. . .
Bir el
rüzgârda sallanan bir dal gibi
haritasız bir kalpten uzanır
Her şeye rağmen
sevmek vardı
bir çocuğun
düştüğü yerden kalkması gibi
İnsan kendini geç bulmaz
geç bakılır
Bazıları
adını öğrenmeden çağrılır
Her ağaç meyve vermez
Bazıları
yakınından geçerken
içinde bir yeri
Vakit
uykusuz bir gölge
doğmayı bekliyor
çentiklerinde zaman
titrek bir nefes
Unuttun mu, ne kadar güçlü bir çocuktun?
Dizlerin yarayla dolsa da, yıldızlar topladın gökyüzünden,
Avuçlarına doldurdun, tavana astın, geceyi inatla aydınlattın.
Seni fazlalık sanan seslere inat,
Yalnızlığını yorgan gibi sardın,
bir oda:
göz kapıda, kucaklayan el
ihanetin gölgesini bekler
dua sanır düşen parıltıyı
kapı aralanır
el yoktur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!