O gülüşünü görmek,
ışıkla susmuş bir evrenin
kendi iç yankısını dinlemesi gibi.
Hiçliğin en kıyısında,
varoluşun ilk soluğuna uzanan
bir titreme...
Eş dos ba gulyella
gid bi doktura deyalla
gala olmaycak goryankı
derdimiğ bi ireçetesi vama
Bakkalın duvarına çivilenmişti zaman,
çevirmeli bir telefon
gri bir suskunlukla bekliyordu beni.
Çarkları dönünce dünya durur gibi olurdu.
Bir kez konuşmuştum onunla,
“Sessizlik de konuşur.
Bazıları çiçek gibi.”
süt beyaz bir sessizlikte
adını anmadan sevmenin
Sisle açılan bir sabah bu
çimenin dili ışıldıyor
kollarımı açıyorum
rüzgâr
beni senin yerine koyuyor
Dıt dıt dıt dıt
Belki Bir Gün
belki bir gün
dünyanın bütün hatları
sessizliğe bağlanır
Duvarda
ışığı ödünç alan bir cümle
altında
yarım kalmış bir masumiyet
gülüşü
...
gökyüzü başka bir renkti o gün
belki de bir anıydı o renk
bir hatırlayışın içinden geçmiş gibi
bir insanın kendine baktığı yerden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!