Kırılmadım
Deniz kabuğunda zamanı dinledim
her dalga içime bir sır bıraktı
kum taneleri gibi sessi
ama asla kaybolmayan.
Elini uzattı
ama vermedi
teninde
hayatın haritası
seni
camı buğulayan bir çocuğun
ilk hıçkırığında tanıdım
annemin gözlerinden dökülen
bir bakıştın belki
ya da bir yıldız yaprağına kazınmış
Gökyüzü
pencereye sabaha dair bir not bırakmış
ay, gündüzün cephesine ilişmiş
usul usul
yarım konuşan bir tanık
Bir avuç ışık geldi
kanatlarında sabahın kokusu
bahçemden sessizce süzüldü
yavaşça
kalbime
. . .
Bir el
rüzgârda sallanan bir dal gibi
haritasız bir kalpten uzanır
Her şeye rağmen
sevmek vardı
bir çocuğun
düştüğü yerden kalkması gibi
İnsan kendini geç bulmaz
geç bakılır
Bazıları
adını öğrenmeden çağrılır
Her ağaç meyve vermez
Bazıları
yakınından geçerken
içinde bir yeri
Unuttun mu, ne kadar güçlü bir çocuktun?
Dizlerin yarayla dolsa da, yıldızlar topladın gökyüzünden,
Avuçlarına doldurdun, tavana astın, geceyi inatla aydınlattın.
Seni fazlalık sanan seslere inat,
Yalnızlığını yorgan gibi sardın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!