Neydi bu zamanın benimle derdi.
Yanlızca bir geceydi,
Üzerimize örtmek istediğim.
Oysa hep geç kalmıştım.
Sana da geç kaldığım gibi.
Senden hiç ayrılmamak gibi
"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim."
Öyle davetkar, öyle karşı konulmaz.
Öylesine imkansız.
Kandırıyorum kendimi değil mi.
Hep yaptığım gibi.
Hayata tutunabilmek için.
Dün gece göründü düşlerin gözüme.
Aynaya bakınca sen yansıdın yüzüme.
Düştüm peşi sıra hayallerde izlerim,
Her gölgeye bakınca, sen yansıdın yüzüme.
Rüyalarda güzeldir gerçekler gibi bazen,
Gönlümün yükünü taşıyamıyorum.
Yüreğimde bir zaman yarası.
Hep aynı mezar sarıldığım.
Bir sevgi kırıntısı dilendiğim.
Ne vakit umutlar kuşanıp,
Koyulsam yollara,
Zararsız bir tuzaktı bu.
O tuzağa bile isteye düşen bendim.
Yüreğimi ortaya koyup,
Ladese tutuştum hayatla.
Zamanın usta bir hırsız olduğunu,
Unutarak bu defa.
Bir derdim var benden içeri.
Derdimden ala dert aranmaz.
Yâri uzak olanın gözü kapanmaz derler.
Dağları yakın sanma, dağlardan uzak yer mi var?
Bir sevdam var benden uçarı.
Öyle bir an ki kalbin senden uzakta atıyor.
Yollar aşılmıyor.
Yenik düşüyoruz zamanın yanık aydınlığına.
Kimliksizim şimdilerde.
Bu aşkın kaderi hasretten öteye geçmiyor.
Şimdi sen benden uzaktasın.
Öyle bir yerindesin ki içimin,
Kaldırıp hangi köşeye koysam,
Dokunduğum sensin, gördüğüm yalan.
Sen benden başkası değilsin.
Kaçmaya çalıştıkça ben,
Gitmeli bu şehirden.
Sensizliğin bir adı olur.
Bir anlamı olur belki o zaman...
Daha kaç yağmur yıkamalı bu şehri,
Sokağıma gelmen için.
Kaç gece sabaha kavuşmalı,
Ellerini tutabilmek için.
Aynı bedende tek can olmak neymiş,
Tenin tenime karışınca anladım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!