Namazı kim için kılıyorsun ki,
Orucun kimseyi ilgilendirmez.
Fitneyi harama meze yaparsan;
Sonucun kimseyi ilgilendirmez.
İbadet tanrıyla senin aranda,
Ortalık çok sıcaktı.
Bulutlar,
Pamuk tarlası gibi dans ediyor,
Ama az sonra,
Yağmur yağacak,
Gökler boşalacaktı.
Sen gene şanslısın,
Hasan Hüseyin.
Baban demir yollarında emekçi,
İşçi çocuğusun.
Arayınca ekmek buluyorsun.
Sen ikliminle,
Atıldık ta,
Bir dalgaya atıldık.
Pazar’lar da,
Ekmek diye satıldık.
Ah...bizim dağlar ah...
Güneş önce sana doğar,
Bulutlar senle ağlar,
Yeşiller arasından,
Sular seninle çağlar.
El alem Marsa gider,dünyayı mutlu eder,
Zekaya değer verir,insanı candan sever,
Bizim cahil müslüman,tarikat kavgasında,
Vuruşup,kırışırken,gelip üstüne çöker.
Şimşek gibi çaksan da bir,
Alev alev yaksan da bir,
Seller olup aksan da bir,
Elbet güneş doğar,elbet.
Böyle kara bulut gibi,
Kaderimi yazan yazmış buzlara,
Beni zemheride çöle atmışlar.
Bakmışlar dünyada fazla bir varlık,
Gelen geçen gamlı yele atmışlar.
Haramı helalî bilmeyen kişi,
Kul hakkı yemektir en güzel işi,
Birde söylüyorsa elhamdülillah,
Daha tehlikeli bu söyleyişi.
1997,Kartal
Tepemde güneş,
Elimde orak,
Belimde bıçak,
Bastığım yer batak.
Ve,
Sırtımdaki ter,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!