Gam yüküm çoktur, dayanmaz ki belim,
Sabret ey gönül, derman olur Mevlâ’m.
Sevdanla doldurdu çileyi hâkim,
Sabret ey gönül, derman olur Mevlâ’m.
Hakk’ın takdiridir başa gelenler,
Saçların dökülür gecenin koynuna,
Her teline gizli bir özlem saklanır.
Bir düş gibi akar zamanın koynuna,
Gözlerime prangalı hatıralar takılır.
Rüzgâr gibi savurur dalgalarını,
Yaramın içine yaran düşeli,
Hasretle yandı saçımın her teli.
Harbiden öyle ki yürekten sevdim,
Tarifi yok, anlatılmaz sevgili.
Kalbimden ayrıldığın gün dünüme,
Düşler, keşkeler, hayal kırıklığı.
Hayatta geçmişe saplanıp debelenmek,
Gözyaşının yerine kan damlar.
Tükenerek yaşamak bu olsa gerek.
Hasret, ömrüme değdi değeli,
Zihnim, zihninde hayalde,
Naçar bir şarkıdan duyulan.
Elbet bir gün buluşuruz,
Elden kayan hatıralarda katran katran,
Perişan kalbime girdiğinden beri destursuz.
Yakıcı gizli yaraların bensem,
İzi kalan anılar çukurunda,
Ateşim hiç sönmese de yüksünmem;
Her şeye geç kalmışlığım yolunda.
Aşk, gözlerini kaybetmekmiş oysa;
Yanaklarımdan aşağı bir yaş iniyor,
Ağır adımlarla yürüyorum dar sokaklarda.
Gönlümde hüzün, aklımda onlarca soru;
Kara bulutlar parçalanıyor her bir adımda.
Bir bardak çay, kursağımda yüzün fotoğraflarda,
Sana bir haberim var;
Papatyalar açmış.
Söylemek için çırpındığım,
Bir seviyorumu yaprağına sığdıramamış.
Sevgim şımarık küçük bir kız çocuğu gibi;
Kaçtığın her yüz, bin bir dert taşır, bil;
Nemli gözlerine nakşolur, sanki.
Kimden ne beklersin? Kendindir fail;
Aşkı, sevgiyi yakar ateş, sanki.
Gölgenle yüzleşip zincirden çözsen,
İçim hasret ile tutuşmuş, yanıyor.
Ateşi peşin sıra gelmez mi sandın?
Sevdan kör düğüm olmuş, izler doluyor.
Hicran senle, bu efkâr dinmez mi sandın?
Gözümde ışıklar, yıldızlar misali,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!