Dışarıda lapa lapa kar var,
Anılar beyaz içinde.
Ne güzel karda üşümek,
Hissetmek iliklerimde.
Her tane ruhumda kelepçe,
Gitmesini bilmeli insan;
Son sözlerini söyleyerek.
Keşke iki kere iki dört etseydi,
Kalbimi boğazıma düğümlediğin net ve gerçek.
Hayatın önüne kattığı zavallı kalbim,
Sonunda başardın, kutlarım seni...
Sol yanımı tam kırk sekiz parçaya böldün.
Kırk sekizinci güzümde, bu yorgun yaşımda;
Beni tam kırk sekiz kez, sessizce öldürdün.
Artık gelme, istemem o yalancı gölgeni;
Ayrılık yüklü kervanlar kol gezerken,
Yamaçlarımı sardı mâhur bir kimsesizlikle benzin.
Kuru bir Allah’a ısmarladıkla,
Koca bir geçmişi tek başına bitirdin.
Dişinden tırnağından artırıp,
Geçmiş zamanlardan kalmış yalnızlığın izi,
Bir aşk masalı yaratır akşamına.
Bir ayrılığın ertesi günü,
Ellerimi titretir yokluğuna.
Adımların ses verince sokaklardan,
Nasıl söylesem, kelimeler kifayetsiz;
Kut’u unuttum, ecdadım affet!
Tarihini bilmeyen bir nesil oldum,
Halil Paşa görse utanır elbet...
Çalsın zafer şarkıları ilelebet.
Kurbana ermenin sevincindeyiz,
Kutlu olsun Kurban Bayramı size.
Rahmetle doluyuz, bir ümmetteniz,
Kutlu olsun Kurban Bayramı size.
Açsın güller, bayram gelsin evlere,
Minik bir kuş gibi çırpınır,
Yavrusunu ağzıyla beslerken.
Batmakta olan güneşin son ışıklarıyla
Bedenimi elleriyle sarıp sarmalar ben doğarken.
Mağrur gözbebeklerinde,
Mevsim hüzündü, bir kelebek ayında;
Kalbimdeki masal dağları taze bir gönle gömüldü.
Eskimiş düşler, sızım sızım bir acı şimdi içimde;
Yalnızlık tohumunu rüzgâra verdim, ümidim çoktan öldü.
Tutamam ki artık cemrenin o hırçın yelesinden,
Buram buram tütüyorsun göz yuvalarımda,
Uzak seni görmediğim her anmış.
Ruhum ruhuna mahkûm oldu ebediyen,
Cama yansırken suretin, kesilir kalbime.
Uzatsam tutar mısın sensizliğimden?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!