Yarın, gelecek hafta eninde sonunda,
Kelimeler yırtılırcasına aralıksız.
Yastığını boş bulma korkusu tüketir,
Her sabah uyandığında apansız.
Ama her gün, bu her gün,
Daracık yüreğinde söndü hayaller,
Hayatlarından çaldıkların suskun.
Dilsiz söylemediklerin pas tuttu,
İçin ıstırap içinde mağlup oldun.
Başak diken vermiş hazan mevsiminde,
Ey özgürlük rüzgârında nazlı nazlı salınan,
Alın yazımıza, yürek yangınıyla kazınan...
Sen ki bir milletin sancağı, bir milletin andı,
Nice kurt yiğitler can verdi, analar ağladı.
Elime asılı resminle bir dua gibisin,
Sonbahar ve leylek,
Seninle benim gibi.
Yaşarken son baharımı,
Göçtün yüreğime bir melek gibi.
Oysa sen daha ilkbaharındasın,
Dilim bağlanmış eşiğindeyim;
Esiri olmuş kalbinin.
Dişlerim sızlar, parmaklarım uyuşur;
Bambaşka yerdeyim, hasretinin.
Gözü yaşlı nisan ayı gibi,
Dört yanımdaki dertten, gamdan duvar,
Boynu bükülmüş garip bir haldeyim.
Açtığın o en onulmaz yaralar,
İçinden çıkılmaz sefil haldeyim.
İnsan bir kere savrulmaya görsün,
Soluduğum her günüm gözyaşı dolu,
Sevdiğini arar gönlüm, neredesin?
Sensizlik bu ömrümde kayıp bir yolcu,
Yanına çağırır gönlüm, neredesin?
Hazan vurdu dallara, soldu güllerim,
Aşk burada sol yanında, kelimelerde,
Bir nefes gibi yakınken, “Neredesin sen?”
Kalbinde sen saklıyorsun beni belki de.
Niçin hâlâ sormaktasın, "Neredesin sen?"
Belki sonbahar yaprağının düşüşünde,
Ümitler göç etmiş, yol almış uzak,
Kalp dile küskün, dua neye yarar?
Düşlerin içinden geçsem çarparak,
Hicran vakti geldi, söz neye yarar?
Bir ateş yanarken kül olmuş benzim,
Aşk yükünü çektim ömrüm boyunca,
İki damla yaştan gayrı neyim var?
Gurbette kaldığım zaman boyunca,
Bir dikili taştan gayrı neyim var?
Gözlerimde tüter eski bir diyar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!