Hudutsuz gökyüzüne gece çöker,
Çaresizlik yüreğimi devirir.
İçimden geçenler öfkeyle düşer,
Sel olur, tozlu sokak dize gelir.
Acı bir yel çarpar umarsız sese,
Yarım hikâyem her ne halde ise.
Sessiz, cansız gölgelerim nerdeyse,
Karanlığı böler, parçalar bir bir.
Buz gibi yağmurlar yıkar benliği,
Soğuk yakar, deler gönül direği.
Solar bir ilkyaz güneşi çiçeği,
Işığa boğulan mahkûm dirilir.
Sözün altında düşünce sillesi,
Meçhule gider hatıra gemisi.
Ölüme bir adım kala hevesi,
Benzersiz kasırga ile yitirir.
Çöker kış gecesi sert süratiyle,
Beyaz bir ışık akşam güneşiyle.
Düşler karışır, gerçek külleriyle,
Meçhul akıbete renksiz gidilir.
Halilî suskunluk giyer gecede,
Umutsuz yol alır rüzgâr hecede.
Bir ömür tükenir dertler içinde,
Karanlık yollara postum serilir.
📍Şair Notu: Bu şiir, hayat yolculuğumun en sessiz ama en derin virajında doğdu. Gece, sadece gökyüzüne değil, içime de çökerken; kelimeler, elimde kalan tek yol arkadaşım oldu. Her mısra, omzumda biriktirdiğim yorgunluğun, göğsümde taşıdığım suskunluğun izini taşıyor. “Meçhul akıbet” belki de hepimizin er geç uğrayacağı o kapı… Ben, bu şiirde o kapıya doğru atılan adımların sesini duydum. Okuyan her yürek kendi sesini işitsin istedim.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Karanlığa yürüyen, gölgesini bile geride bırakır.
•Her meçhul, insanın kendi içinden başlar.
•Öfke sel olur; en çok sahibini boğar.
29 Ocak 2019 / Salı / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 15:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zamanın gölgelerinde kaybolan, en çok kendini arayan kişidir."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!