Akvaryumda balık gibiyim,
Dalda kelebek, nehirde timsah.
Çölde çekirgeyim eyvallah,
Dokunsan pır diye uçacak gibiyim.
Eteklerim zil çaldı beklerken,
Boynuna dolanıp da öpecek gibiyim.
Gönül bu kuş misali hangi dala konacağını şaşırır.
Gün gelir başı bulutlarda aşkın girdabına kapılır.
Saadet hayal, kırılan kolu, kanadı olur.
Gönül, Kerem misali yanar da yanar.
Bir zaman bir vefasız kula yar olur.
Şahım sen gidersen bana kal deme.
Mazide kalan, can muhabbet deme.
Ne kaldıysa elde, dilde
Bırak yele ver, hükümsüzdür deme.
Hoşgeldin kadınım,
Haneme taze bahar kokuları getirdin.
Kurak ve karanlık bir gezegendim,
Mis gibi açan leylaklar, çiğdemler getirdin.
Hoşgeldin kadınım,
Tut bırakma ellerimi üşür biraz.
Küser, incinir sensiz mahzundur biraz.
Bu maceranın yazık sonu belirsiz
Sarıl bırakma diyor gönül avaz avaz.
Ben sana uzaklardan bakmak için gelmedim.
Ellerini, rüyalarda tutmak için sevmedim.
Kırık bir kalp bıraktın ardında
Bir kez olsun dönüp yüzüme bakmadın.
Arzular, buselik bir şarkının nağmelerinde yaşar.
Açınca kollarını bahar,
Hüzünler hep seni hatırlar.
Nergisler, vargit çiçekleri, kasımpatılar...
Acılar, suzinak bir şarkının nağmelerinde yaşar.
Mahalleden geçerken
Vurulup düştüm efendim.
Kahpe felek can yakar
Ben şaştım, kaldım efendim.
Susuyor muyduk,
Bakışıyor muyduk,
Bilmiyorum.
Konuşuyor muyduk
Gözlerimizle...
Sana yangın, vurgunum ben.
Koşmuş hanene varmışım ben.
Lal olmuş şakıyan dilim
Küllerinden doğup yanmışım ben.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!