Bir kız sevdim esmer,
Bir seraptı kumral,
Hayat aşk ile başlar.
Sarışında yürek hoplar.
Gönül sarayımın neşesi, sevinci sensin.
Talihi, nazı, işvesi, muştusu sensin.
Adın lal, topaz, mercan senin.
Bakışın yakut, zümrüt, opal senin.
Yol ver dağlar ol didar-ı maha.
Bezminde candır o ruh-i mestana.
Kalp bir bağdır huzur-u dimağa.
Saba ol görende ol didar-ı paka.
(Türkiye Düşmanı A.B.D’li Senatörler Cardin ve Chuck’a İthaf Edilmiştir.)
"Bu sürünün çobanı benim." dedi beyin
"En önde giderim.
Tüm uzuvlar kan ve kemik hep bana kul, emrime amadeler."
Yolum bizim köye düştü senden sonra,
Bir güz, bir kış ve anılar geçti üzerinden,
Senden sonrada her bahar yolum düştü
O narin ayaklarının değdiği toprağa…
Ne su aynı suydu, ne soframdaki ekmek,
Susamış bir çocuk gibi,
Küsmüş, kırılmış da,
Ağlamış ana kucağında...
Sen gidince öyle mahzun oldu dünya.
Bulutlar dağlara çekildi bugün;
Birkaç kırık dal bıraktı ardında,
Birkaç boynu bükük papatya,
Birkaç hercai menekşe,
Bir yığın umut çatlamış toprakta.
Bir papatya ile neler yapılabilir ki?
Saksıya dikilebilir mesela...
Kökleriyle sıkıca kavrayıp,
Keyfince hayat süreceği toprağa...
Küle döndü yokluğunda dünyam,
Bir nazına kurban gitti hülyam.
Susadıkça seni aradı gözlerim,
Muradına erdi bak cümle alem.
Gönüllere dokunur o zalim gam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!