Saçlarını boyasan da,
Huyun değişmedikçe;
İster sarışın ol, ister kumral, istersen esmer...
Ne fark eder, huyun değişmedikten sonra?
, Kanlı Hançerler
Dost görünümlü yüzlerde maskeler asılı,
Ellerinde kanlı hançerler, pusuya yatmış.
Sırtımdan vurdu "canım" deyip sarıldıklarım,
Meğer her gülüşün ardında bir ihanet yatmış.
Akşam vaktiydi, hava kapalı,
Gök boşalırcasına yağmur yağıyordu.
Biz seninle el ele ıslanıyorduk sırılsıklam,
Ama üşümüyorum seninle.
Bin yıllık bir sevda bu, toprağa mühürlenen,
Her karışta bin şehit, sessizce zikredilen.
Gök kubbe şahidimiz, ay yıldız rehberimiz,
Bu vatanın uğruna feda olsun serimiz.
Düşersen tekme atan çok olur;
Bu yüzden sakın düşme.
Düşmanların seni öyle görmesin, düşme;
Yüreğin incinir, sakın düşme!
Ne ayaz var be,görende yardan ayrı düşmüş sanacak.
Soğuktan, damarları sızlıyo sanacak,oysaki gönül yaralı.
Ben evin içindeyim,fakat yüreğimmiş ayazda olan.
Aslında yüreğim, ankara ayazında değilde,kutuplarda yalnız kalmış.
Kıyıya vurdu hayallerim,bir sandalın içinde.
Oysaki denizde,dalga bile yoktu.
Ölümle, yaşam arasına sıkıştı,tüm umutlarım.
Sevmek desen,yüreğimde paslı hançer gibi.
Adın, bir liman fırtınaların ortasında,
Dört harf, bin yıllık bir söz gibi ağır.
Ne rüzgar sarsabilir bu duruşu,
Ne de yalanlar yıkabilir bu sağlam suru.
Sevdiğine bir kelamı bile, çok gördün.
Konuşmayı bırak, en zor günümde bıraktın.
Bir avuç sevgiyi, vermeye korktun.
Gözlerime yaşları, sen düşürdün.
Hayalim sendin,
Hüznümün sebebi oldun.
Alınyazım sendin,
Gözyaşlarımın sebebi oldun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!