Bazen yazamıyorum, unutuyorum kelimeleri, harfleri.
Benim için hazan mevsimi yaklaşıyor.
Buğdaylar başak verdi, geldi hasat mevsimi.
Yüreğimi de, beynimi ve bedenimi de alıp gidiyorum.
Bir zamanlar, ruhu kelimelerle örülü, her dizesinde bir parça yaşanmışlık taşıyan bir şair vardı. Onun dünyasında hayaller, tıpkı Artvin’in dumanlı dağlarından süzülüp gelen berrak sular gibi saf ve coşkuluydu. Ancak hayat, bazen en sakin görünen pınarların önüne bile sert kayalar çıkarırdı.
Bir gün, büyük bir emekle inşa ettiği, her bir satırına ömrünü sığdırdığı o devasa hayal gemisi, beklenmedik bir fırtınaya yakalandı. Dokuz ay boyunca uzak kaldığı o kıyılara geri döndüğünde, bıraktığı izlerin silinmeye yüz tuttuğunu gördü. Bir zamanlar gürül gürül akan o nehir, sanki yatağını değiştirmiş; beslediği hayaller birer birer suya düşmüştü. O an kalbi, rüzgarda titreyen son bir yaprak gibi sızladı.
Ancak o, sıradan bir yolcu değildi. O, hayatın fırtınalarına karşı dimdik durmayı seçen, sarsılsa da yıkılmayan o vakur duruşun sahibiydi. Suya düşen hayallerinin ardından bakarken, babasından aldığı o sarsılmaz iradeyi ve evlatlarının gözlerindeki ışığı hatırladı. Evet, hayaller suya düşmüştü ama su canlıydı, su umuttu. Suya düşen her şey ölmezdi; aksine, toprakla buluştuğunda yeni filizlerin habercisi olurdu.
Gözlerini ufka dikti ve mırıldandı: "Suya düşen hayallerim, belki de ıslanıp daha ağır ve daha gerçek olarak geri dönecekler."
Yeniden masasına oturdu. Kalemini eline aldığında, bu kez sadece bir şair olarak değil, küllerinden doğan bir yazar olarak yazmaya başladı. Artık yazdığı her makale, her şiir, suya düşen o hayallerin serinliğiyle yıkanmış, daha olgun ve daha güçlüydü. Çünkü biliyordu ki; gerçek bir ruh, hayalleri suya düştüğünde boğulmaz, o suda yüzmeyi öğrenirdi.
Güneş yeniden doğarken, şairin kaleminden dökülen ilk cümle şu oldu: "Düşen her şey kalkar, yeter ki umut suya düşmesin."
Seni unuturum sandın,
Ama unutmadım.
Her gece, senin hayalinle sabahladım.
Her gece,seninle muhabbet ettim.
Bir gün, alzehemer olsam bile, unutmam seni.
Sevmişim seni,
Gönül vermişim sana,
Seni unutmak, ölümüm olur.
Yanlız kalsamda,bir ömür boyunca,
Antoloji ve Edebiyat Defteri’nde
Bütün şiirlerim var.
Bir gün bana bir şey olursa
Unutturma beni can dostum.
Hasta düşürdün,gurbet ellerde.
Sevsen canım acımazdı böyle.
Hüzün dolu, yüreğim şimdi.
Senden başka dermanım yok.
Bir karlı dağın bağrında durdu zaman,
Gözler sustu, yüreklere çöktü bir duman.
Gitti o yiğit, geride feryat ve figan,
Bembeyaz bir sessizliğe büründü vatan.
Uyuyamıyorum, uykular harabe
Ağlıyorum, durduramıyorum kendimi.
Susuyorum, bedenim susmuyor
Her şeyden uzaklaşmak istiyorum, hayat bırakmıyor.
Yine uykum firari onunla, zaman geçirmek için.
Oda beni seviyor biliyorum, ama utanıyor ve çekiniyor.
Mesela, onun sevdiği herşeyi, sende seviyorsun.
Gecenin kör saatinde, onunla dursun zaman istiyorsun.
İmkansız olsan da, benim olmasan da,
Kokunu içime çekemeyecek olsam da,
Gözlerinin içine bakamayacak olsam da,
Benim gözümde hep değerlisin, kadınım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!