Yine mi kuruldu sevda masası,
Karşımda duruyor ömür yasası.
Yürekte biriken dertle tasası,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Ben kendi elimle kendimi yaktım,
Gelecek diyerek yollara baktım.
Her gelen yolcuya seni bıraktım,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Gece yarısında kapını çaldım,
Aşkın deryasına gözü kör daldım.
Bir kuru selamın ardında kaldım,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Uğruna ne aşılmaz yolları açtım,
Korkmadım kimseden, serimden geçtim.
Zehir sundun bana, şerbetmiş seçtim,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Babanın karşısına mertçe dikildim,
Boyun eğmezdim ya, sana büküldüm.
İlmek ilmek her bir yerden söküldüm,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
"Gitme" dedi herkes, "sonu yangındır",
Dediler bu yollar çok çetindir, dardır.
Bilmediler bende ne sevdalar vardır,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Bile bile yandım, abayı yaktım,
Gözümün yaşını içime aktım.
Gidilen o yola bir mühür çaktım,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Herkesi, her şeyi sildim bir kalemde,
Senden gayrı kimse kalmadı alemde.
Bunca feryat figan, bunca elem de,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Gönlümü açmıştım, saraylar gibi,
Ömrümü harcadım kalaylar gibi.
Gözümden geçiyor alaylar gibi,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Mertliğin kitabını baştan yazmışken,
Aşkın mezarını dertle kazmışken,
Kalemim kırılmış, hüküm sızmışken,
Söyle hâkim bey, kimdedir bu suç?
Kayıt Tarihi : 13.07.2026 13:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!