Uzayıp giden yollar
Habersiz geçen yıllar
Uçurtmasız gelen yarınlar
Kırık dökük dizler
Hayatın kan rengi
Bir çocuk ağlar içimde kimsesizleri görünce
Sokak çocukları hayatın acımasızlığıyla erken yaşta tanışır
Yetim kelimelerle öksüz cümlelerle içimde bir çocuk ağlar
Ayakkabısı yırtık üstü başı perişan
El açıp dilense balici piç diye en ağır itham
Kime gitsin kimden istesin zaten feleğin pencesinde
Evde küçük odamda yanızlığıma küstüm
Yalnız benimiyim yalnızlığa mahkum...Sustum
İçimi kitaplarıma döktüm
Bininden bir çare bekledim...Sustum
Kendi hayallerimle kendimi avuttum
Yaşanmış bir hikaye mucize filmini izledim..
38 yaşındayım…
Eskisi gibi ıslatmıyor artık yağmurlar,
Bel ağrılarım sancı içinde bir doğumu bekliyor.
Gözüm ucuz kelimeleri artık seçemiyor,
Kulaklarım yalnız duymak istediğini duyuyor.
Kırık dökük hayallerin kıyısında pamuk ipliğiyle yaşıyoruz.
Dolu düşü gönül bahçemize hasadımıza ağlıyoruz
Kahrolası dünyada hayat bir bize mi küstü be arkadaş
Her gün batımında celatların elinde idam ediliyoruz.
Suçu suçluyu bulmak olmuş adalet
Hakkın adına etmişler ihanet
Tuzak kuranlarda olsa da dalalet
Durmadan Ceza kesiyorlar, sanki ibadet
Kimseye kalmadı onlarada kalmaz
Bir umutla çıkıp geldi İstanbul’a
Akşama kadar çuval taşırdı sırtında
Namusu Ekber sığınırdı Allah’a
Dün Memleketine göç etti Adem Efendi
Bir trafik kazası geldi başına
Her can bir değilmiş alemler içinde
İki Salih çıktı amelleri hak elinde
Hak yolunda adaletin izinde
Sessizlik hırkası ağırdı zikirlerinde
Başlarını kaldırsa melekler kıyama duracak
Ruhumun sahrasına rahmet güneşin doğsun
Kapına geldim Allahım, hasretinle ağlarım
Gaflet zindanında kaldım yıllarca habersiz
Bir nefes lütfunla aklanayım diye ağlarım
Dünya bir gölgeymiş gerçekledim gördüm
O’nun elinden yazılmışsa bu ferman
Derviş olmuş deli gönül, kimden ararsın derman
Bu benim akılsız başım kime küsüyor
Kalemimden çıkan sözler bile O’ndan
Aklımın iplerini kaybetmişim, dolanır benimle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!