Deli taylar gibi ovaya bağa sığmazdım
Şimdi dişleri sökülmüş bir odadayım
Asi ruhumu zapt eden bulmazdım
Şİmdi çaresizliğin kollarında bir başımayım
Bir çocuk ağlar içimde kimsesizleri görünce
Sokak çocukları hayatın acımasızlığıyla erken yaşta tanışır
Yetim kelimelerle öksüz cümlelerle içimde bir çocuk ağlar
Ayakkabısı yırtık üstü başı perişan
El açıp dilense balici piç diye en ağır itham
Kime gitsin kimden istesin zaten feleğin pencesinde
Eskidikçe yenilenir oldu günahlarım
Beni bırak bırak ben hep böyle ağlarım
Kaç kurtar kendini feleğin çarkındayım
Işıklarım sönmüş ben ziviri karanlığım
Delik delik deldiler ruhumu
Gönül kuyusunda kısıldım kaldım
Geçer deyip rabbime sarıldım
Taş koydular üzerime, bilalim sandım
Ben benden değil elden usandım
Kalkıp göç eylesem fani dünyadan
Ruhumdan dökülen gözyaşlarımla,
Kan çiçeklerimi suladım.
Kalmışım kenarında hayatın.
Uçurumlardan düşerim gün batımında
Ve dinmeyen kabuslarım başlar.
Evde küçük odamda yanızlığıma küstüm
Yalnız benimiyim yalnızlığa mahkum...Sustum
İçimi kitaplarıma döktüm
Bininden bir çare bekledim...Sustum
Kendi hayallerimle kendimi avuttum
Yaşanmış bir hikaye mucize filmini izledim..
Makamını bilmezsen, bildirirler.
Çamurun içinde gül olsan, bezdirirler.
Zorlarsan o gülünü, ezdirirler;
Ruhunda acısını ebed gezdirirler.
Bir yıl boyunca etimi zerre zerre koparıp yediler.
Hızır ile yoldaş oldum elsiz ayaksız
Sınavlarını gördüm, gözsüz manasız
Söz söylediler, dilsiz kelamsız
Sır içinde yok ettiler, ışıksız duasız
Malı terk edince alemler içinde
Şem oldum yoluna ey hat
Nedir bu beşerin çilesi
Yolunda ama bir hattat
Bu dem, aşkın şivesi
Haber salın karlı dağlara, karın eritsinler
Nazlı yari toprak sarmış, aman versinler
Bizim ele varınca yari aradım durdum
Mezarını gösterdiler toprağına toprak oldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!