1981 Yılında Konya -Kulu ' da doğdu. 2 çocuk babası. Ankara'da yaşıyor.
217. günün sabahı
Saat bilmem kaçı kaç geçiyor
Kül tablasında yer arayan yarılanmış sigaram,
Sağ elimin altında soğumuş bir çay bekliyor.
Çok da faklı değil yani dünden sen anlayacağın
Bir nefes çekeyim de sonra anlatacağım….
22 Aralıkmış bugün
Öyle diyor gelen mesajlar
Bir önemi mi vardı acaba
Hep bir hüzün ayıydı Aralıklar
Dalların yaprak dökmesi,
Havanın soğuması
Sensiz yaşayamam diyordun
Saydın mı kaç gün geçti sevgili
Sonsuzumsun diyordun
Sonsuzluk kaç günmüş
Saydın mı sevgili
Bir insan kaç günde ölürmüş
Tozlu raflarda yorgun akrepler yelkovanı kovalar durur,
Benim ömrüm ise senin gittiğin o meçhul saniyede asılı kalmış...
Kırk dört yıllık bir ömrün yorgunluğu değil bu sırtımdaki yük,
Sadece üç gün kalmışken yeni bir yıla, kalbim yine kapında kalmış.
Seni neden affetmeyeceğim biliyor musun?
Bana tekrar yaşama imkanının olabileceğini hissettirdiğin için.
Kendi mezarımda huzur dolu uyurken,
Bana tekrar can verdiğin için.
Ben tekrar yaşamaya başladığımı zannederken,
Beni öldürdüğün için.
Kimsenin varlığına alışmayın,
Bir gün yokluğuyla baş başa kalırsınız.
Gözlerinin rengini hatırlamaya çalışmayın,
Saçının kokusunu unutmak için çabalarsınız.
Herkesin hayatında belki sadece bir duraktım ben,
Kimsenin hayatında öncelik olmadım,
Söylemediğim zaman kırıldığım hiçkimse anlamadı,
Konuşmadığım sürece her şey mükemmelmiş sanıldı,
Anlatmadığım zaman , hiç kimse birşey sormadı,
Bugün sokaklarda adını bilmediğim bir telaş var,
Ütülü kumaşların kokusu sızıyor penceremden.
Herkes birbirinin günahını öpüp alnına koyuyor,
Ben ise odamda, kırık dökük bir ömrü temize çekiyorum yeniden.
Hani o çocukken avucuna sıkıştırılan bayram şekerleri vardı ya,
Yirmi sekiz bin yetmiş beş, bereketi saymakla bitmez,
Böyle büyük bir servet, harca harca asla gitmez.
Peyniri müzede görsek, zeytine hürmet ederiz,
Et kokusu duyunca biz, "doyduk şükür" der gideriz.
Kasabın önünden geçerken, nefes almak bile lüks,
Bu muazzam rakamla, bize her gün bir cülus.
Beyaz duvarlar daralıyor, hemşireler uykuya daldı,
İlaç kokulu koridorlarda, ruhum bir sokakta asılı kaldı.
Gizli gizli yazıyorum bu mektubu, doktorlar görmesin diye,
Anılarım sürgün ediliyor sanki, her an başka bir ülkeye.
Yanımda bir adam var, başına kartondan yamuk bir taç takmış,
Kendini koca bir hakan, yedi cihanın tek sahibi sanmış.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!