Uzak ülkelerde bir sevdiğim var, adı dudağımda bir sır gibi yanar,
Aramızda denizler, yollar, mevsimler ve konuşmayan zamanlar…
Bir bakışın kalbimde yankı, bir gülüşün gönlümde bahar olur
Adını ansam, içimde eski bir şarkı yeniden başlar.
Geceleri ay doğar, ışığı sana değsin isterim,
Sil gönlünün aynasını, dünyadan çevir yüzünü,
Kır nefsinin zincirini, dertten kurtar özünü.
Giy sükûtun hırkasını, bürün sessiz bir feryada,
Aranan da O, bulunan da; kalmasın artık canın darda.
"Eğer kullarım beni senden sorarlarsa, şüphesiz ben onlara çok yakınım" diye,
Hayat, Yaradan’dan emanet, her nefeste saklı bir sırdır,
Kadrini bilerek yaşamak, ruhun çıkacağı en uzun yoldur.
Her saniyesi bir imtihan, her anı paha biçilmez bir nurdur,
Kutsal bildiğim ne varsa, kalbimde vatan olan bir huzurdur.
Sen benim dünyamdın, toprağımdın, aldığım her nefestin,
Zamanı seninle durdurdum, sen ömrüme ömür eklerdin.
Gece inerken şehre, sustu bütün şarkılar,
Kırıldı umudumun kanadı, sakat kaldı.
Sana giden yolların önünde hep buzdan duvarlar,
Dünkü sevdanın sabahları karardı, zindan kaldı.
Kül oldu içimde yıllarca büyüyen yangınlar,
Kilometreler var aramızda, derindir ruhumdaki yâra,
Gözlerimde tütersin hâlâ, dinmez bu ah-u zâra.
Denizler, mavi bir firkat gibi aramızda duran,
Seni nasıl anlatayım ki sana kadın
Sen umutsuzluk içinde kalbe düşen huzur gibisin
Varlığın yetiyor karanlıkları aydınlatmaya
Seni sevmek tüm olasılıksızlıkları mümkün kılıyor
Seni sevmek tüm yasakları çiğnemek gibi
Seni sevmek hayatı temize çekmek gibi
Beni görüp yaşıyorum sanmayın
Nefes alıp veren ölü gibiyim
Gündüzlerim karışmış geceme
Boşlukta savrulan yaprak gibiyim…
Boş duvarlara seni anlatıyorum
Yavaş yavaş unutursun geçmişini
Öyle bir anda bir günde silemezsin sevgini
Hiç bir şey yaşanmamış gibi davranamazsın
Ufak ufak parçalar halinde çıkarırsın kalbinden sevdiğini
Önce saçları mesela, nasıl bağladığını hatırlamazsın
Gözleri silinir, nasıl baktığını unutursun
Bir anne kalbiyle yazıyorum gecenin en sessiz ve en derin yerinde,
İçimde iki ayrı mevsim büyüyor, biri sıcak biri serin rüzgâr gibi,
Bir yanım toprak kokar, bir yanım göğe doğru usulca yükselir,
Ellerimde dua, gözlerimde yarınların içimde büyüyen izi,
Gökyüzü kanadı bugün, Kafkas'ın doruklarında,
Kara bir haber düştü, sarsıldı ana kucağı.
C-130'un kanadı, göğsümüzde açılan bir yara,
Yirmi yiğit ruh süzüldü, söndü yirmi ocak.
Ne bir feryat dindirir bu acıyı, ne bir teselli sözü;
Şimdi her birimiz, yirmi kez ölen bir milletiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!