Gece inerken şehre, sustu bütün şarkılar,
Kırıldı umudumun kanadı, sakat kaldı.
Sana giden yolların önünde hep buzdan duvarlar,
Dünkü sevdanın sabahları karardı, zindan kaldı.
Kül oldu içimde yıllarca büyüyen yangınlar,
Artık derman aramıyorum yaralarıma, izi kaldı.
Karanlık çökerken ruhumun derinlerine,
Geceyi sarıp yüreğime, vazgeçtim gözlerinden.
Bir rüzgâr esti tersten, savurdu hatıraları,
Mühürledim kapıları, anahtarı uçurumda kaldı.
Geriye tek bir söz düşmedi, yıkıldı tüm köprüler,
İçimde yankılanan sesin bile dilsiz kaldı.
Sildim hafızamdan o sahte baharları,
Dindirdim sancıları, geriye sadece sızısı kaldı.
Gölgemi de alıp bu şehirden sessizce,
Anıları ateşe verip, vazgeçtim ellerinden.
Zaman sustu bir yerde, akrep yelkovan durdu,
Sana harcanan ömürden geriye, bir yalan kaldı.
Hesaplar kapandı artık, kimse sormasın borcu,
Cebimde biriktirdiğim o düşler, talan kaldı.
Hükmü yok artık aşkın, defterler verildi ateşe,
Kapandı perde, söndü ışıklar, sahnede toz kaldı.
Güneşi uğurlarken yaralı ufuklarda,
Hüzne bürünüp geceyle, vazgeçtim sözlerinden.
Adını anmıyorum, dilim artık kurşun döktü,
Sana verdiğim ömrüme, koca bir hüsran kaldı.
Sabır taşım un ufak, içim kederle doldu,
Koca dünya yıkıldı başıma, elimde dar bir hücre kaldı.
Her gün içimde bir umut darağacına asıldı,
Gözlerimdeki o gülüş, yüzümde eski bir ziyan kaldı.
Yalnızlığı kuşanıp sırtıma kimsesiz sokaklarda,
Düşlerimi yakıp da bugün, vazgeçtim sesinden.
Bakmıyorum arkama, yolum artık dipsiz bir kuyu,
Sırtımdaki bu yükten, ağır bir hüzün kaldı.
Rengi bile çürüdü bak, baharın ve yazın,
Tadı zehre döndü artık, dillerde acı kaldı.
Dinmiyor fırtınası ruhumdaki bu enkazın,
Kırıldı bütün teller, elimde kırık bir saz kaldı.
Kendi içime çekilip hayalet bir gemi gibi,
Limandan demir alıp, vazgeçtim gülüşünden.
Kimseye anlatamam içimdeki bu kara boşluğu,
Taşıyamaz kimse bunu, dilsiz bir yorgunluk kaldı.
Boşaymış bu hayatın o sahte sarhoşluğu,
Anladım en sonunda, koca bir noksanlık kaldı.
Yırttım kalbimden soluk resmini, unuttum yüzünü,
Aramızda aşılamayacak, derin uçurumlar kaldı.
Karanlığa sığınıp soğuk bir şubat günü,
Umutları gömüp de, vazgeçtim hayallerinden.
Bir hatıra bırakma, her şeyi al da cehenneme götür,
Bu aşkın üzerinde simsiyah bir kefen kaldı.
Bütün yaşanmışlıkları gömdüm kara gecelere,
Geriye sadece yanmış bir ömür kaldı.
Vazgeçmek de bazen en kanlı özgürlüktür,
Bu kavgadan geriye, büyük bir enkaz kaldı.
Kendi yoluma düşüp, yarınları kurşuna dizdim,
Kadere boyun eğip, vazgeçtim yollarından.
Son perde de kapandı, bitti artık bu kanlı oyun,
Bükülmez dediğin o boynum, bükük kaldı.
Yorgun bir yolcu gibi, dindi içimdeki o hırçın huyun,
Sustu artık ruhum, her tarafı eksik kaldı.
Gidiyorum işte bak, solgun, yenik ve durgun,
Senden bana geriye, bitmeyen bir sürgün kaldı.
Yıldızları sarıp yüreğime en derinlerde,
Cihanı ardımda bırakıp, vazgeçtim her şeyinden.
Güven Küçük
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 20:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!