Sana bu mektubu, rüzgârın çam dallarıyla dertleştiği yerden yazıyorum,
Gözlerinin rengini, sabahın henüz griye çalan o buğulu sisinde arıyorum.
Sen benim ruhumun en bereketli toprağı, en kadim coğrafyasısın her an,
Bakışınla yeşerir içimdeki kurumuş dallar, kurtulurum bu ağır ve derin kıştan.
Saçlarının kokusu, yağmur sonrası toprak rayihasıyla karışır da gelir içime,
Sen doğasın sevdiğim, sen mucizesin; sığmazsın ne bir söze ne de bir biçime.
Bir intihar sığar gecenin karanlığında,
Elveda ile başlayan cümlenin her hecesine.
Yarım kalmış bir düşün sızısı düşerken odağa,
Sessizce gömülür insan kendi dertli gölgesine.
Umutlar asılırken zifiri karanlık bir sokağa,
Yalnızlık merhem olmaz ruhun derin yâresine.
Sevdiğim ikinci adamsın sen,
Birincisini tanımaya mecburdum;
Gölgesinde büyümeye, ona sığınmaya...
Ve inan hayatımda hiçbir mecburiyeti
Siz karanlığı bilir misiniz?
Sever misiniz zifiri karanlık geceleri?
Öyle bir asaleti vardır ki fark edemediğiniz
Karanlıkta akar tüm şiirlerin heceleri
Karanlık saklar insanların sahte bakışlarını
Ve örter tüm çirkinlikleri
Öğrenmenin yaşı yok demişlerdi
Öyleymiş
Öğrenmenin yaşı gerçekten yokmuş
Ve herşey okulda ogretilmiyormus
Yaşarken ogreniliyormus bazı şeyler
Bugün seni sevmekten vazgeçiyor yüreğim
Ve hayalini görmüyor artık gözlerim
Bugün aynı tadı vermiyor sigaram
Ve zehirlendiğini hissediyor bedenim
Sildim son kalan iki damla gözyaşımı
Unuttum sesini, unuttum yüzünü
Hak etmiş miydin sevgili sana olan sevgimi
Ben sormuyorum, dostlarım soruyor nedenini
Merak ediyorlar işte
Böyle güzel sevilmenin sebebini
Bir insan neden sever ya da nasıl sevilir
Bir ölçüsü mü var acaba sevginin
Siz hiç gece yarıları kalkıp, soğuk duvarlara şiirler yazdınız mı?
Ünlemi çakıp köşe başlarına, nokta ile virgülü astınız mı?
Beyaz önlüklerin arasından sızan o sönük ışığa sığındınız mı?
Burada zaman, paslı bir iğne ucu gibi batıyor tenime her an.
İnsan en çok söylemek istediklerini içinde çürütürken yorulurmuş,
Kelimeler boğazda birer kor ateş gibi düğümlenip kalırmış.
Haksızlık karşısında değil, haklıyken dahi sözü bitermiş bazen,
Dilin sustuğu o dar vakitte, kalbin gizli hükmü yazılırmış.
Anlatmaktan vazgeçince ruh, kendi kuyusunun derinliğine gömülürmüş;
Bana delirdi diyorlar sevgili, seni sevdiğim için,
Bilmiyorlar ki kalbimde açan o uçurumu seninle kapattım.
Raporlara yazılmış soğuk harfler, teşhisler beyhude bir oyun,
Oysa ben senin bir bakışın için tüm dünyayı karşıma aldım.
Karanlık odalarda yankılanan sesin, tek tesellimdir artık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!