Sızıyor odanın buz tutmuş sessizliğine sabahın donuk ışığının gizi,
Kırmışlar zihnimin kapılarını, kalmamış ruhumda huzurun tek bir izi.
Dolaşır damarlarımda ağır bir uyku, zehir gibi çöker üzerime sonsuz bir esaret,
Silerler geçmişimi birer birer seanslarda, her anım artık birer emanet.
Uzuyor steril koridorlar, bitmiyor içimde yankılanan yabancı adımlar,
Söylesene amca, şu duvarın dibinde neden öyle susuyorsun?
Ben onu arıyorum, hani bakınca içime baharlar saçardı.
Gözleri nasıldı sahi? Bir denizin mavisi miydi, yoksa bir uçurumun karası mı?
Sanki bakınca ruhumdaki tüm yaraları tek tek açardı.
Burası çok beyaz sevgili, gözlerimi alıyor bu ruhsuz duvarlar
Bazen parmaklıklar ardındayım, bazen uçsuz bucaksız bir bahçede
Seni bekliyorum, hani o her şeyi yakıp gittiğin o köşe başında
Hemşireler geçiyor yanımdan, adımı fısıldıyorlar soğuk nefeslerle
Ben onlara senin adını söylüyorum, bilmedikleri bir duayı okur gibi
Bir hayalim var sevgili,
Hayal bu ya işte,
Hayalinde benimle konuşmadığın günler var, hayalimde...
Gözlerinin içine bakarak söylüyormuşum seni sevdiğimi.
Her akşam kapıda sana sarılırken anlıyormuşsun,
Seni ne kadar özlediğimi.
🕊️ Bir Narin Geçti Bu Dünyadan
Bir Narin geçti bu dünyadan, sekiz baharlı bir yaz günü,
Gözlerinde gökyüzü, teninde henüz dokunulmamış hayat gülü.
Nasıl kıydınız o küçücük nefese, hangi karanlık el,
Daha oyunu bitmemişken, susturdu o incecik sesi, yazıklar olsun, elbet sorulur bu bedel.
Özlem kokan şiirlere aşinadır yüreğim
Damla damla akar gözlerimden kelimeler
Boş sayfalara düşer mısra mısra cümleler
Yakar sol yanımı beyitler kasideler
Seni aramaya başlarım dinlediğim şarkılarda
Gözlerini yazarım kafiyelere
Boylam’da saatler paslı bir çivi gibi ruhuma çakılıyor,
Beyaz önlüklü gölgeler, zihnimin dehlizlerine sızıyor.
Seni benden çalmak için her sabah yeni pusular kuruyorlar,
"Unut" diyorlar, oysa adın damarlarımda zehir gibi akıyor.
Hücremde yankılanan bu çığlık, aslında sessiz bir yalvarış,
Çocukken sorarlardı hep; büyüyünce ne olacaksın diye,
Çocukluk ya işte bilemedim, "Mutlu olmak" diyemedim.
Mavi bir bisikletti hayalim, onunla göklere varırım sanırdım,
Dizimdeki yarayı en büyük sızı, dünyayı oyun parkı sanırdım.
Pamuk şeker tadında hayaller kurar, masallara inanırdım,
Uzaklara bir yerlere yazıyorum bu mektubu, saatlerin sustuğu yerden,
Burada duvarlar konuşur bazen, gölgeler kovalar beni her köşeden.
Diyorlar ki iyileşirmiş insan, zamanla silinirmiş akıldan her bir leke,
Ama benim zihnimde bir saat var, yedi kırk dokuzda takılan o meşum an.
"Önce kendinizi sevin, düşmeyin akıl hastanesine" diyor dostlarım,
Bencilliğin adına huzur deyip, kalbi bir cam arkasına saklıyorlar.
Bilmiyorlar ki kendini sevmek, ruhu bir kafese hapsetmektir aslında,
Ben ise senin uçurumunda kanat çırpmayı, sığ limanlara tercih ettim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!