Bir Temmuz sıcağında, otuz kurşunla yazıldı en başta o şanlı destan,
Ömer’di adı; Niğde’nin bağrından koptu, bir nur gibi doğdu o zifiri karanlıktan.
Komutanın emri namustur dedi, bir an bile tereddüt etmedi yürüdüğü yoldan,
Alnından öptü şehadeti, vazgeçti o gece hem nazlı canından hem de yardan.
O ilk kurşun ki, bir milletin kaderini çevirdi en baştan, o uykulu zamandan,
Şimdi her bir taşta, her bir toprakta Ömer’in izi var, o mübarek kandan.
Adını andım yine gecenin bir yarısı
Herkes duydu da sesimi sen duymadın
Heba oldu yine ömrümün yarısı
Herkes duydu da sesimi sen duymadın
Nerelerdesin iki gözüm , iki gözüm kan doldu
Ben rüzgarda , boşlukta savrulan yapraktım avuçlarına düştüm
Çöle dönmüş topraktım sevginle yeşillendim
Gözlerinin feri sönmüş âmâydım , hayalinle gördüm
Sokakları kaybolmuş viran bir şehirdim
Sen geldin beni buldun
Kal hep yanımda sakin gitme
Sana bu mektubu, rüzgârın çam dallarıyla dertleştiği yerden yazıyorum,
Gözlerinin rengini, sabahın henüz griye çalan o buğulu sisinde arıyorum.
Sen benim ruhumun en bereketli toprağı, en kadim coğrafyasısın her an,
Bakışınla yeşerir içimdeki kurumuş dallar, kurtulurum bu ağır ve derin kıştan.
Saçlarının kokusu, yağmur sonrası toprak rayihasıyla karışır da gelir içime,
Sen doğasın sevdiğim, sen mucizesin; sığmazsın ne bir söze ne de bir biçime.
Bir intihar sığar gecenin karanlığında,
Elveda ile başlayan cümlenin her hecesine.
Yarım kalmış bir düşün sızısı düşerken odağa,
Sessizce gömülür insan kendi dertli gölgesine.
Umutlar asılırken zifiri karanlık bir sokağa,
Yalnızlık merhem olmaz ruhun derin yâresine.
Siz karanlığı bilir misiniz?
Sever misiniz zifiri karanlık geceleri?
Öyle bir asaleti vardır ki fark edemediğiniz
Karanlıkta akar tüm şiirlerin heceleri
Karanlık saklar insanların sahte bakışlarını
Ve örter tüm çirkinlikleri
Öğrenmenin yaşı yok demişlerdi
Öyleymiş
Öğrenmenin yaşı gerçekten yokmuş
Ve herşey okulda ogretilmiyormus
Yaşarken ogreniliyormus bazı şeyler
Bugün seni sevmekten vazgeçiyor yüreğim
Ve hayalini görmüyor artık gözlerim
Bugün aynı tadı vermiyor sigaram
Ve zehirlendiğini hissediyor bedenim
Sildim son kalan iki damla gözyaşımı
Unuttum sesini, unuttum yüzünü
Hak etmiş miydin sevgili sana olan sevgimi
Ben sormuyorum, dostlarım soruyor nedenini
Merak ediyorlar işte
Böyle güzel sevilmenin sebebini
Bir insan neden sever ya da nasıl sevilir
Bir ölçüsü mü var acaba sevginin
Siz hiç gece yarıları kalkıp, soğuk duvarlara şiirler yazdınız mı?
Ünlemi çakıp köşe başlarına, nokta ile virgülü astınız mı?
Beyaz önlüklerin arasından sızan o sönük ışığa sığındınız mı?
Burada zaman, paslı bir iğne ucu gibi batıyor tenime her an.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!