Bir babayı sevmeyi, anlarım
Belki bir kız çocuğu kadar değil ama
Bir erkek çocuğu olarak
Bir üçgül sembolü kullanmayı da anlarım
Belki ekiyor biçiyor diye
Fakat hüzzamı anlamam
Bana saadet sahneleri göstermeyin
Yüreğim dayanmıyor, dayanmıyor yüreğim
Ben hiç saadet görmedim
Sevgililerinizle gizli buluşun, gizli sevin
Ne olur sevmiş-sevilen mesut çiftler göstermeyin
Âlâmım depreşiyor, düşman oluyorum her şeye inanın
Çalıda kerpiçte sahipsizdi
Bir Allah'ı bir kendi vardı
Allah'ı bıraktı kendi kaldı
Yedi sinsalamıza düşman gibi alçaldı
Ekmeği yemeği nizamı gördü
Ben yine yaşıyorum
Araba sürüyor, yayla geziyor,
Yürüyorum
Ovalardan zirvelere bir
İsyan gibi yaşıyorum
En son Namrun’a düştü yolum
Dört tarafı beyaz çimento ile doldurulmuş
En güzel yapılı evlerde
Duvarlara dizili
Beyaz bir karo seramik gibi
Yapıştırdım kalbime seni
Artık düşme ihtimali hiç yok
Et ile kemikten Allah,
Bir saray yaratmış saray...
Ayağı gümüş halhallı
Muhteşem kadın
Nazan Şoray
Şiir ve hitabet zor sanattır
Herkesin harcı değil
Ben yirmi bir yaşında
Genç bir muallimken bana
Nice insan
Sizin mesleğiniz ne
Kimden ayrıldı ki ayrılık bilsin
Kime el sallasa gelir ellisi
İster lâl isterse yedi dillisi
Dilese berduşu kelli fellisi
Ona oyun mu yok desin yerim dar
Kaleminle gitti ufuktan eş'ar
Hani velveleli şuarâ hani
Mısraları söndü lâl oldu dili
Nerede Semerkand, Buhara hani
Ey Nef'i şiirin ustası sensin
Ben aslında delirdim galiba
Ama delirmemiş gibi yapıyorum
Sağ sola bakıyorum
Aslında duvarlara kafa vurasım geliyor
Masamdaki herşeyi yerlere saçmak istiyorum
Bir de ne varsa kırmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!