İnsan, ölüm tohumudur
Ölmek var yaşamak yok
Yedi cihanı dolaşsam
Keder var şetâret yok
Aralık 2012
Hani diyorum ki
Bir gün
Şöyle iyi bir giyinsem
Kirli beyaz pantolon
Bej tişört
Bir yaz ayakkabısı
Ölüm, Çukurova'nın Tatarlı köyünde
Mavi sular üstlerine yazalanmış
Nilüfer çiçekleri gibi
Güzel artık
Günahım neyse belli
Amelim neyse tartık
Bahar ayı salınıyor dallarda
Mazı ışkınlarının kulaklarında küpe
Sarı ile yeşilin ortası bir renk
Derinleşiyor ağacın boyunca
Her şey çıt kırıldım uçlarını veriyor baharda
Sakızlıkta öyle böğürtlende
İri damlalar düştü önceleri
Sonra şakır şakır yağdı yağmurlar
Yık, yok et, akıt diye bağırdı bir ses
Ama o inadına durdu
Allahın muktedir eli ile
Dünyadan bin misli intikam almak isteyen
Ellerinde silahlar ile
Gözlerin ile pür dikkat
Tutacağın şeydir nöbet
Yedi yaştan yetmişlere
Duracağın şeydir nöbet
O olmasa bu yurt olmaz
Sen sevmeyegör bir hele, ey kişi
Gör, savurur rüzgar seni nereye
Bir ayrılık nerden gelir bilinmez
Değişmez bir kaide bu, delinmez
Ayrılık, sevmekle yapışık ikiz
Sabahleyin gün ağarmaya başlarken
Serçelerin ilk -cik sesi
Bu ulu ağaçlardan gelir
Sonra tedricen çoğalır
Kocaman ağaçlar
Cik cik silsilesi çınlayan
Ben sizi boşuna vurmuşum
Üveyik, karatavuk, zumban, tavşan
Dağdancıl, bıldırcın, cıngırmenik, keklik
Peşinizde boşuna yorulmuşum
Şimdi kenara çekildiğim
Küçücük bahçede
Akşam olunca telaşlı kuşlar geçer
Çok süratlı bir şekilde
Hangi ağaçta yatacakarı belli midir bilmiyorum
İnsan kalabalıkları da akşam olunca
Biraz kuşlara benzerler telaşlarıyla
Ne varki büyük çoğunluğunun yatacakları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!