Ben seni suskunluğumdan çağırdım,
Hiçbir kelimeye sığmayan yanımdan.
Geceler omzumda birikirken,
Adı sen olan bir sızıdan.
Sana dokunamadığım her saniye,
Bir gün…
Bir gün eline alıp bu satırları okursan,
İçine bir boşluk çöksün isterim.
Çünkü ben seni severken
Sen beni yarı yolda bıraktın.
Senden kalan bir nefesim var,
Yetmiyor artık bu yaraya.
Kalbimi sen kırdın ama,
Yine de dönemedim hayata.
Bir adım atsan belki çözerim
Surlarım var benim…
Aşılmaz diye tabir edilen, güçlü surlarım…
Kimi zaman hırçın dalgaların dövdüğü,
Kimi zaman martıların uçuştuğu maviliklere bakan.
İstanbul’un fethi gibi zor aşılması.
Şahi Topu atsalar yıkılırım,
Gece Gözlü Esmerim…
Soğuk bir kış gününde, yaz sıcaklığıyla doldun gönlüme.
Beni kanatlandırdın,
Bulutların en doruğuna çıkardın sevginle…
Bakışların heycanım oldu, tir tir titredim…
Gün geldi korktum incitmekten,
Kaç kere kırıldı kalp saymadım,
Neden bilmem hala yardan caymadım,
Göz yaşlarım sel oldu bak yolunda,
İnan bir gün senden pişman olmadım.
Artık vakit geldi ben gidiyorum,
Yar deyince durur zaman,
Yokluğun ki feryat figan.
Kömür gözler celladımdır,
Vurduğu yer sol yanımdır.
Yeter artık etme zulüm,
Gittiğin gün soldu gülüm.
Sana kızdığım yerden seviyorum hâlâ,
Ne garip, insan en çok sustuğuna kırılıyor.
Ben senden çok şey istemedim aslında,
Biraz zaman, biraz cesaret…
Bir de “buradayım” demeni.
Senin adını söylemiyorum,
Çünkü bir kelimeye sığdıramam seni.
Koca şehirleri devirecek ağırlığın var içimde,
Ama adın…
Bir hece kadar kısa.
Sığmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!