Hikâyenin sonu belli,
Ama bazen yanılmayı ölesiye istiyor insan.
Tuttuğun bir dileğin ardından gelen bir yabancı,
Bilmiyorsun ki; aslında o da bir yalancı.
Tecrübesiz kalbine mi,
Yoksa karşındakine mi sitemin çözemiyorsun.
Gördüğüm en güzel rüyaydın,
Uyanmak istemediğim...
Ne kadar acısa da canım vazgeçemediğim.
Aşk bu...
Ansızın düştün gönlüme,
Kor gibi yandım, kül oldum hasretinden,
Sen yoksun yanımda,
Göz yaşlarım yalnız akar.
Giderken sen uzaklara,
Hayallerim hüzne dalar...
Kaf Dağı'nın gülü olsam,
Gönlüne bahar gelmedi mi gülüm
Neden hala gözlerin yaşlı,
Bülbül ses vermedi mi gülüm
Ondan mı yüzün telaşlı?
Demedim mi gülüm aşka düşme diye,
Sinendeki yangına teslim olma demedim mi,
Neydi bir araya getiren şey ikimizi,
Emekmiydi büyüten bu masum sevgimizi.
Yüreğimde taşırken ben gülüşlerimizi,
Maziye gömdün sen düşlerimizi...
Çok garip bir sızı var nazlı kalbimde,
Dönüyorum...
Sana değil, bende yanan ateşine.
Aşkın bir döngü, ruhum bir sema,
Her kıvranışta biraz daha soyunur benliğim.
Düşünüyorum...
Kanatsız melek olur mu dersin,
bilki benim için sen meleklerden özelsin.
Sahip olduğun yüreğinle
Dünyalara değersin.
Ateşten gayri yakan var mı dersin,
Ben seni suskunluğumdan çağırdım,
Hiçbir kelimeye sığmayan yanımdan.
Geceler omzumda birikirken,
Adı sen olan bir sızıdan.
Sana dokunamadığım her saniye,
Bir gün…
Bir gün eline alıp bu satırları okursan,
İçine bir boşluk çöksün isterim.
Çünkü ben seni severken
Sen beni yarı yolda bıraktın.
Senden kalan bir nefesim var,
Yetmiyor artık bu yaraya.
Kalbimi sen kırdın ama,
Yine de dönemedim hayata.
Bir adım atsan belki çözerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!