Sessiz Cinayet Şiiri - Gül Kabacaoğlu

Gül Kabacaoğlu
183

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Sessiz Cinayet

Kâlû belâdan beri birbirini tanıyan iki ruhtuk biz,
Aynı “evet”in yankısıyla düşmüştük bu dünyaya.
Sen benim kader diye sarıldığım yanılgı,
Ben senin uğrayıp geçtiğin bir dua…
Adını anmadan da bilirim seni,
Çünkü bazı yaralar isim taşımaz.
Kalbimde açtığın o derin boşluk,
Bir mezar gibi… içinde biz yatarız.
Sen bir gidiş değildin yalnız,
Sen yavaş yavaş eksilen bir varlıktın.
Her susuşunda biraz daha öldüm ben,
Sen her seferinde biraz daha “yok” oldun.
Ben seni sevdikçe çoğalırım sandım,
Meğer sevmek bazen kendinden silinmekmiş.
Sen yarım kalmayı huy edinmiş bir hikâye,
Ben baştan sona yazılmak isteyen bir kadermişim.
Ne zaman ki “kal” demedin,
İşte o an çöktü içimdeki bütün gökyüzü.
Bir insan, bir insanı böyle mi öldürür?
Ses çıkarmadan, dokunmadan,
sevmiyormuş gibi değil de…
Sever gibi yaparak, en derinden, en sessizinden.
Ben ölmedim bir anda,
Sen beni zamana yaydın.
Bir bakışla diriltip, bir susuşla gömdün,
Kendi ellerinle toprağım oldun, fark etmeden.
Şimdi içimde bir mezarlık var,
Adı konmamış vedaların, yarım kalmış sarılmaların.
Ve en ortasında bir taş:
“Burada bir ‘biz’ yatar... ”
Sorarsan hâlâ sever miyim diye…
Sevgi dediğin şey bir kalpte ölmez hemen.
Ama bil ki artık o sevgi,
Bir çiçek değil…
Üstüne basılmasın diye susan bir diken.
Ben seni affetmedim,
Ama artık sana kızacak kadar da kalmadım.
Çünkü insan en çok ne zaman biter biliyor musun?
Sevdiğine anlatacak hiçbir şeyi kalmadığında.
Ve şimdi…
Eğer bir gün bu satırlar dokunursa içine,
Sebebini arama.
Bu, senin bıraktığın yerden sızan bir acıdır.
Çünkü bazı aşklar yaşanmaz,
Bazıları yaşatılmaz,
Bazıları ise…
Sessizce öldürülür.
Ve biz…
O en güzel ihtimalin
En sessiz cinayetiydik.

14.4.2016

Gül Kabacaoğlu
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 22:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!