Ellerimi nereye koysam bir yabancının kusursuz cinayeti
Umut, demiştim, sinsi bir paspas kapı eşiğinde
Gelenin gidenin ayak sildiği çamurlu masumiyet
Bizden zayi, ziyası hiçliğinde kifaye
Gölgemi kiraladım dünkü gazetelerin üçüncü sayfasına
Bir adam, bulutu vurmuş tam kalbinden sokağın ortasında
Kan yerine simli bir sessizlik akmış kaldırımlara
Kendi masalından kovulmuş bir devin yarasında
Bir çocuk ağlıyor kül yığınlarının tam ortasında
Tırnaklarımla kazırken gökyüzünün mavi yalanlarını
Gözyaşını bekliyor, ağlamayı çoktan unutmuş
Cinayet mahallinde unutulmuş siyah bir şemsiye
Melekler kanatlarını rehin bırakmış tefecilere
Hiçkimse uzanamıyor, fail tanıdık içimizde
Çocukluğunu kaybetmiş bir şehrin ağıdı-dır duyulan
Figüran bir hüznü oynuyor işte hayat yalın ayak boşlukta
Harfler kanıyor, kelimeler dökülüyor satır aralarından
Vitrin mankenleri çeviriyor yüzlerini hüzünlü sahneye
Derken yine,
Üçüncü sayfadaki gölgem, manşetlere tırmanıyor gizlice
Parmak izlerimiz karışmış dünyanın bu kirli yüzüne
Kağıt kesiği bir sızıyla uyanıyor uyurgezer vicdanlar,
Çatı katlarında rehin tutulan yaralı sevdalar
Hür bir intiharın provasını yazıyor sayfalar
Kör bir dilenci satıyor gözlerini şehrin en işlek caddesinde
"Görmek," ,"en büyük cezasıdır kirli çağın,"
"Konuşsam" harfler asılacak kelimelerin dar ağacında
Sussam, içimdeki dev uyanıp şehri baştan yakacak
Dünya, kendi ekseninde dönen koca bir mezarlık
Ellerimi nereye koysam, sığmıyor suç mahalline
Nefes almak, en ağır işçiliği yaşamanın bu devirde
Ve ölüm, fiyakalı bir takım elbiseyle geziyor aramızda
Cinayet kusursuz, kurban razı, katil zaten içimizde
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 21:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!