Güçlendim Şiiri - Osman Taha Işık

Osman Taha Işık
13

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Güçlendim

Bir zamanlar çok kolay kırılırdım…
Bir insanın söylediği tek bir cümle, bir bakışındaki değişiklik, bir mesajın gelmemesi bile gecelerimi uykusuz bırakırdı.
Çünkü ben sevdiğim insanlara kalbimin en hassas yerini verirdim.
Ve insan, kalbini verdiği yerden kırılınca acının nereden geldiğini bile unutuyor.
Ben de unuttum…
Kendimi unuttum.
Birini kaybetmemek için kaç kez kendimden vazgeçtiğimi şimdi bile sayamıyorum.
Her kırıldığımda “Boş ver.” dedim.
Her ağladığımda “Geçer.” dedim.
Her terk edilme korkusunda “Biraz daha sabret.” dedim.
Ama içimde bir ses vardı…
Kimsenin duymadığı, geceleri sessizce ağlayan bir ses.
O ses hep aynı şeyi söylüyordu:
“Ben ne zaman mutlu olacağım?”
İşte en çok bu soru canımı yaktı.
Çünkü ben başkalarının mutluluğu için kendimi hep ikinci sıraya koydum.
Sevdiğim üzülmesin diye ben sustum.
Kırılmasın diye ben kırıldım.
Gitmesin diye ben kaldım.
Beni bırakmasın diye kendimi bıraktım.
Sonra bir gün aynaya baktım.
Ve karşımda eskiden tanıdığım insanı göremedim.
Gözlerimde yorgunluk vardı.
Gülüşümde hüzün vardı.
Kalbimde kimsenin bilmediği yaralar vardı.
O gün ilk defa kendime acıdım.
“Sen bunu hak etmiyorsun.” dedim.
Ve işte güçlenmem o gün başladı.
Bir gecede olmadı.
Bir sabah uyanıp bütün acılarım geçmedi.
Hâlâ ağladığım geceler oldu.
Hâlâ özlediğim insanlar oldu.
Hâlâ “Keşke…” diye başlayan cümleler kurdum.
Ama artık ağlarken kendimi suçlamadım.
Artık özlerken geri dönmedim.
Artık kaybettiklerimin peşinden kendimi sürüklemedim.
Çünkü anladım…
Bazı insanlar hayatımızdan çıkınca aslında biz eksilmiyoruz.
Sadece üzerimizden bize ait olmayan bir yük kalkıyor.
Ben bunu çok geç anladım.
Çok geç…
Ama olsun.
Geç de olsa kendime döndüm.
Şimdi geçmişteki hâlime bakıyorum.
O kadar çok sevmiş ki…
O kadar çok inanmış ki…
Bir insanın değişebileceğine, bir sözün tutulabileceğine, bir “Seni seviyorum.” cümlesinin ömür boyu yetebileceğine inanmış.
Kızamıyorum ona.
Çünkü o sadece sevilmek istemiş.
O sadece birinin kalmasını istemiş.
O sadece “Ben buradayım.” diyen bir ses aramış.
Ama bulamamış.
Ve şimdi biliyorum…
Bazen aradığın insan sana hiç gelmiyor.
Çünkü hayat, her istediğimizi değil, bazen ihtiyacımız olanı veriyor.
Benim ihtiyacım beni yaralayan biri değilmiş.
Benim ihtiyacım kendimi sevmeyi öğrenmekmiş.
Şimdi biri giderse eskisi gibi yıkılmıyorum.
Elbette canım yanıyor.
Ben hâlâ insanım.
Hâlâ seviyorum.
Hâlâ özlüyorum.
Ama artık kendimi bir başkasının kararına teslim etmiyorum.
Biri beni sevmediğinde “Ben değersizim.” demiyorum.
“Demek ki onun kalbi benim sevgime açık değilmiş.” diyorum.
Biri beni terk ettiğinde “Ben yetmedim.” demiyorum.
“Demek ki benim yolum onun yolundan ayrılmış.” diyorum.
Biri bana sırtını döndüğünde arkasından koşmuyorum.
Çünkü artık biliyorum:
Beni gerçekten isteyen biri benim peşimden gitmemi beklemez.
Benim değerimi kaybettikten sonra anlamaz.
Benim yokluğumu beni kaybedince fark etmez.
Ben yanındayken kıymetimi bilir.
Ve ben artık sevilmek için yalvarmayacağım.
İlgi görmek için kendimi ispatlamayacağım.
Birinin hayatında kalabilmek için kendimi küçültmeyeceğim.
Çünkü ben artık kendimi seçiyorum.
Bazen geceleri hâlâ eski günler aklıma geliyor.
Bir şarkı duyuyorum, bir yer görüyorum, bir isim geçiyor…
Kalbim bir anlığına eski acıyı hatırlıyor.
Ama sonra kendime sessizce söylüyorum:
“Geçti…”
“Sen bunu da atlattın.”
“Bak, hâlâ buradasın.”
İşte o cümle bana yetiyor.
Çünkü ben, bir zamanlar beni yıkan şeylerin bugün beni güçlü yapan taraflarım olduğunu öğrendim.
Ağladığım geceler beni güçlendirdi.
Yalnız kaldığım günler beni kendime yaklaştırdı.
Kaybettiklerim kim olduğumu öğretti.
Kırıldığım yerler kalbimin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi.
Ben artık yaralarımdan utanmıyorum.
Çünkü her yara bir zamanlar verdiğim savaşın izi.
Ve ben bütün savaşlardan sağ çıktım.
Belki eskisi gibi masum değilim.
Belki eskisi kadar kolay güvenmiyorum.
Belki kalbimi herkese açmıyorum.
Ama hâlâ seviyorum.
Hâlâ güzel şeylere inanıyorum.
Hâlâ içimde bir yerlerde umut var.
Sadece artık umudumu bir insana bağlamıyorum.
Kendi içimde taşıyorum.
Çünkü öğrendim:
İnsan bazen başkasının elinden tutarak değil, kendi elini kendisi tutarak ayağa kalkıyor.
Ben de kendi elimi tuttum.
Düştüğüm yerden kalktım.
Ağladığım yerden yürüdüm.
Kırıldığım yerden yeniden filizlendim.
Ve şimdi geçmişime bakıp tek bir şey söyleyebiliyorum:
“İyi ki vazgeçmemişim.”
Onlardan değil…
Kendimden.
İyi ki kendimi tamamen kaybetmemişim.
İyi ki içimde küçücük de olsa bir umut bırakmışım.
Çünkü o umut beni bugünlere getirdi.
Şimdi ben daha sessizim.
Ama daha güçlüyüm.
Daha yalnızım belki…
Ama daha huzurluyum.
Daha az insan var hayatımda…
Ama daha çok ben varım.
Ve artık biliyorum:
Güçlü olmak, hiç ağlamamak değil.
Güçlü olmak, gece boyunca ağlayıp sabah olduğunda yine ayağa kalkabilmek.
Güçlü olmak, özlediğin hâlde sana iyi gelmeyene dönmemek.
Güçlü olmak, herkes giderken kendini bırakmamak.
Ben bunu öğrendim.
Çok acı çekerek, çok ağlayarak, çok kaybederek öğrendim.
Ama öğrendim.
Ve bugün, kalbimde hâlâ yaralar olmasına rağmen başımı kaldırıp söylüyorum:
Ben güçlendim.
Beni kıranlar yüzünden değil…
Kırıldığım hâlde kendimi yeniden sevdiğim için.
Ben güçlendim.
Çünkü artık birinin beni seçmesini beklemiyorum.
Ben kendimi seçtim.
Ve inan bana…
İnsanın kendini seçmesi, hayatta kazanabileceği en güzel zafermiş.

Osman Taha Işık
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 00:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!