Nefesinin gölgesine sığınsam yine benden gidermisin?
Niyetle ile kısmet arasına girsem yine benden gidermisin ?
Aksiliğine hediye canımı versem yine benden gidermisin?
Bir temmuz akşamında sözleşmiştik seninle, buluşacağımıza dair. Ve bir temmuz günü buluştuk seninle sözler verdik bir birimize, nefesimin gölgesine sığınan sen 7 saat göğsünde bebek gibi uyuyan ben, şimdi nefesine sığınıyorum. Yine gidecekmisin benden.?
Soruyorum sana sevgili, beni nefesinden mahrum bırakıp gidecekmisin? Giderken bana verdiğin sözleri alıp gid ...
Kadın…
Hayatın en zarif gücü, en sabırlı yüreği, en derin merhametidir.
Dünyayı güzelleştiren sadece varlığı değil; sevgisi, emeği ve içindeki bitmeyen umuttur.
8 Mart, sadece bir gün değil;
gücüyle, sabrıyla ve kalbiyle dünyaya anlam katan tüm kadınların hatırlandığı bir teşekkürdür.
İyi ki varsın…
Başkalarının hakkını yiyen biri, bugün sana dokunmuyorsa bu seni sevdiğinden değil; sadece sırasının henüz sana gelmemiş olmasındandır.
Bir başkasına zulmeden, sana karşı sessiz kalıyorsa bu vicdanından değil; gücünün sana yetmemesindendir.
Unutma ki karakter, fırsatla değil, fırsat varken sergilenen duruşla ölçülür.
Haksızlık karşısında susan, sadece olanı izlemekle kalmaz; yarın kendi kaderine yazılacak olanın da temellerini atar.
Çünkü adalet, bir gün herkese lazım olur.
Ve bugün başkasına yapılanı görmezden gelen, yarın kendisine yapılanı anlatacak kimse bulamaz..
Sakalıma düşürdüğün her beyaz,
zamanın bana attığı imzadır belki
ama ben biliyorum
her telinde senin suskunluğun var.
Bir gecenin ortasında kırıldı içim,
ne saatler şahit oldu buna
Bir Deli Nasil mı Sever?
Bir deli severken temkinli olmaz.
Plan yapmaz, yarını düşünmez.
O her şeyi bugüne, bu ana, o bakışa, o gülüşe yükler.
Ve yüklediği her şeyin altında ezilmekten gocunmaz.
Sana bu satırları
yıkık bir kalbin enkazından yazıyorum,
iyi dinle…
Bu bir sitem değil sadece,
bu; birlikte yazıp yarım bıraktığımız
Bir yalana kandım…
Hem de gözlerinin en inandırıcı yerinde,
Gerçeğe en çok benzeyen o sahte tebessümünde.
İnsan en çok neye kanar biliyor musun?
Umudun, yalanla el ele tutuştuğu anlara…
Kaybettiklerimiz gitmedi,
sadece sustular içimizde…
Bir zamanlar adlarını haykırdığımız o sokaklarda
şimdi yankı bile olmuyor sesleri.
Oysa bilmezler
insan en çok susan hatıralardan yorulur.
Ne bilirdin ki
bağrına “yar” diye aldığını
bir gün “yara” diye yazacağını…
Bu da kader, dedik…
Ama kader bazen insanın en derin suskunluğudur.
Ben seni severken
harflerin bile boynu büküktü,
her cümle sana varmak için kurulurdu,
her nefes adını taşıyan bir dua gibiydi.
Oysa şimdi,
aynı harfler seni anlatırken kanıyor,
aynı cümleler içime batıyor bıçak gibi.
Bugün hiç özlemedin mi beni?
Bir an bile mi düşmedim aklının kıyısına,
Bir şarkının en yaralı yerinde,
Ya da gecenin en sessiz saatinde
Adım dudaklarının ucuna gelip
Vaz mı geçti?
Ben özledim…
Hem de öyle bir özledim ki
Sokaklar seni andı,
Rüzgar sesini taklit etti,
Ve ben her yanlış seste
Sana koştum içimden.
Bugün hiç özlemedin mi beni?
Mesela bir kahve içerken
Yanındaki boş sandalyeye bakıp
“Burada olmalıydı” demedin mi?
Yoksa sen,
Eksikliği bile kabullenebilenlerden misin?
Ben kabullenemedim.
Yokluğunu bile sana benzettim,
Her şeyde seni bulacak kadar deliydim,
Ve hiçbir şeyde seni bulamayacak kadar yalnız.
Bir şehir düşün…
Her sokağı senden geçiyor,
Ama sen hiçbirinde yoksun.
İşte ben o şehirde yaşıyorum hâlâ,
Adını her duvara yazmışım
Silinmesin diye değil,
Unutmayayım diye.
Beni İsa gibi çarmığa gerdiler,
Ellerimden değil, kalbimden çivilediler.
Göğe baktım, sustum…
Çünkü en çok sevenler taş attı yüzüme.
Sırtımda görünmez kırbaç izleri,
Dilimde affın ağır duası.
Bağırmadım;
Çünkü acı bağırınca hafiflemezdi.
Dost sandıklarım kalabalıkta kayboldu,
Adımı fısıldayan rüzgâr bile yabancı.
Bir tepenin yalnızlığında
Kendi gölgeme sığındım.
Beni İsa gibi çarmığa gerdiler,
Ama bilmediler—
Her çivi bir sabrı büyütür,
Her yara bir dirilişe yürür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!