Ne bilirdin ki
bağrına “yar” diye aldığını
bir gün “yara” diye yazacağını…
Bu da kader, dedik…
Ama kader bazen insanın en derin suskunluğudur.
Ben seni severken
harflerin bile boynu büküktü,
her cümle sana varmak için kurulurdu,
her nefes adını taşıyan bir dua gibiydi.
Oysa şimdi,
aynı harfler seni anlatırken kanıyor,
aynı cümleler içime batıyor bıçak gibi.
Bir insan nasıl olur da hem şifa hem yara olur aynı anda? Nasıl olur da gözlerinin içi cennetken yokluğun cehennem keser?
Ben seni kalbime misafir etmedim,
ben seni kalbimin sahibi sandım.
kalbimin kapısını çalmadın,
direkt kalbime girdin,
ve ben bunu mucize sandım…
Meğer felaketmiş.
Şimdi bak,
geceler benim değil artık,
uykular sana emanet,
rüyalarım bile senden yana.
Ama sabahlar…
Sabahlar en çok ihanet eden tarafı hayatın,
çünkü seni bana geri vermiyor.
Ne bilirdin ki…
senin bir gülüşünle kurduğum dünyayı
yine senin suskunluğunla yıkacağımı?
Ne bilirdin ki
ellerini tutarken cenneti hissettiğim yerde
şimdi yalnızlığın diz çökerttiğini?
Ben seni sevdim…
öyle yarım yamalak değil,
öyle “geçer” diye değil,
öyle unutulur gibi değil…
Ben seni,
kendi sonumu yazacak kadar sevdim.
Ve şimdi,
kalem elimde titrerken
her kelime sana dönerken,
her satır içimden bir parça koparırken
anlıyorum…
Bazı insanlar
sevilmek için değil,
insana kendini kaybettirmek için giriyor hayata.
Ve bazı aşklar…
hikâye olmak için değil,
insanın içine kazınmak için yaşanıyor.
Ne bilirdin ki
“yar”
dediğin bir gün
en derin “yara”na dönüşecek…
Ama ben yine de yazıyorum seni ,
çünkü bazı yaralar kapanmaz
sadece şiir olur.
Sokaktaki yazar
H.Taner BAYTAR
Sokaktaki YazarKayıt Tarihi : 22.04.2026 00:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!