Nefesinin gölgesine sığınsam yine benden gidermisin?
Niyetle ile kısmet arasına girsem yine benden gidermisin ?
Aksiliğine hediye canımı versem yine benden gidermisin?
Bir temmuz akşamında sözleşmiştik seninle, buluşacağımıza dair. Ve bir temmuz günü buluştuk seninle sözler verdik bir birimize, nefesimin gölgesine sığınan sen 7 saat göğsünde bebek gibi uyuyan ben, şimdi nefesine sığınıyorum. Yine gidecekmisin benden.?
Soruyorum sana sevgili, beni nefesinden mahrum bırakıp gidecekmisin? Giderken bana verdiğin sözleri alıp gidecekmisin ? Benden giderken gözlerimin ferini söndürüp gidecekmisin ? Benden giderken 9 kattan 4 kata nefessiz kalmayacakmısın?
Biliyorum sevgili biliyorum, bu kez bittik biz , şimdi kim bilir ne hayaller koruyorsun içinde ben olmayan bir hayat için. Bu dünya döndükçe sen beni bir saniye unutamayacaksın aldığın her nefes hançer gibi yüreğine saplanacak. Baktığın her suret ben olacak ama o ben olmayacağım. Çünkü sen beni nefesimin gölgesinde terk ettin. Git sevgili git …
sana beduam güneş her doğduğunda gece karardığında gözlerinin gördüğü her anında suretim gözlerinden gitmesin…
Sokaktakiyazar
04/04/2024
Eserleri
Nefesinin gölgesi
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!