Ben sana yanlış yapmadım… İnan bana, yapmadım. Belki eksiklerim vardı, Belki sustuğum geceler, Sana anlatamadığım kırgınlıklarım oldu. Belki bazen seni anlamakta geç kaldım, Belki kelimelerim yetmedi ve sen benim suskunluğumu sevgisizlik sandın.
Ama ihanet etmedim.
Senin bilmediğin nice gecede telefonumu elimde tutup “Acaba şimdi ne yapıyor?” diye düşündüm. Sen uyurken seni düşündüm, Sen kızgınken seni düşündüm, Sen benden uzaklaşırken bile ben hâlâ sana nasıl yaklaşacağımı düşündüm.
Çünkü benim kalbimde senden başka birine yer yoktu.
Ben başka birinin gözlerinde senin gözlerini aramadım. Başka birinin sesinde senin sesini duymaya çalışmadım. Başka birinin sevgisine senin sevgini değişmedim.
Ben seni seçtim. Hem de herkesin kolayca vazgeçebildiği bir zamanda sana tutunmayı seçtim.
Ama sen bana inanmadın…
Belki de en çok canımı acıtan şey buydu. Beni kaybetmen değil sadece, beni tanıdığın hâlde böyle bir şeyi yapabileceğime inanmandı.
Çünkü insan, sevdiği kişinin gözünde kötü biri olmaktan korkarmış. Ben bunu senden uzaklaşırken öğrendim.
Bir gün bana bakıp “Sen değiştin” dedin. Oysa ben değişmedim… Sadece çok yoruldum.
Her tartışmada kendimi anlatmaktan, Her şüphede masumiyetimi kanıtlamaktan, Her kırgınlıkta yeniden toparlanmaktan yoruldum.
Ama senden vazgeçmedim.
Çünkü bazı insanlar vardır, onlardan vazgeçmek için sadece gitmek yetmez. Kalbin de gitmesi gerekir.
Benim kalbim gitmedi.
Sen bana kızarken bile içimden “Keşke böyle olmasaydı” dedim. Sen sustuğunda telefonun ekranına bakıp bir mesaj gelir mi diye bekledim. Sen “Bitti” dediğinde ben içimde defalarca “Hayır, daha bitmedi” diye bağırdım.
Belki sen bunların hiçbirini görmedin.
Çünkü ben sevgimi her zaman yüksek sesle göstermedim. Bazı sevgiler sessiz yaşanır. Bazı insanlar “seni seviyorum” demekten çok, kalıp mücadele ederek sever.
Ben öyle sevdim seni.
Yanlışlarım oldu. Bunu inkâr etmiyorum. Seni kırdığım zamanlar oldu. Seni anlamadığım anlar oldu. Belki sana kendini yalnız hissettirdiğim zamanlar bile oldu.
Ama şunu birbirinden ayır: Hata başka şeydir, ihanet başka.
Ben hata yaptıysam özür dilemesini bildim. Ama sana ihanet etmedim.
Bir başkasına giderken seni arkamda bırakmadım. Bir başkasının elini tutarken senin elini bırakmadım. Sana ait olan sevgimi başkasına vermedim.
Benim suçum varsa, seni fazla sevmektir belki.
Çünkü bazen kendi canımı hiçe sayıp senin canın yanmasın diye sustum. Bazen haklı olduğum hâlde kavga büyümesin diye geri çekildim. Bazen içim paramparça olduğu hâlde sana güçlü görünmeye çalıştım.
Ve sen, benim sustuğum her şeyi “sakladığın bir şey var” diye yorumladın.
Keşke içimi açıp kalbimi sana gösterebilseydim.
Keşke o zaman görebilseydin orada başka birinin olmadığını.
Sadece sen vardın.
Bir de seni kaybetme korkum…
Şimdi belki bana inanmıyorsun. Belki söylediklerimin hiçbir anlamı yok senin için. Belki gözünde suçluyum.
Ama ben geceleri başımı yastığa koyduğumda vicdanımla baş başa kalıyorum.
Ve kendime tek bir soru soruyorum:
“Ben gerçekten ona ihanet ettim mi?”
Cevabım hiç değişmiyor:
Hayır.
Ben sana ihanet etmedim.
Seni kırmış olabilirim, seni üzmüş olabilirim, seni ağlatmış olabilirim… Ama seni başka biriyle değiştirmedim.
Sen benim hayatımda öylesine duran biri değildin. Ben seni geleceğimin içine koymuştum.
Belki sen bunu bilmiyordun.
Ben bazı hayallerimi senin adınla kurmuştum. Bazı şarkıları senin için dinlemiştim. Bazı geceler seninle konuşabilmek için uykumdan vazgeçmiştim.
Şimdi o gecelerden geriye sessizlik kaldı.
Ve biliyor musun, insanı en çok ne ağlatıyor?
Sevdiğin insanın sana inanmayarak gitmesi…
Sen giderken arkandan bakmak değil, “Keşke bana bir kez daha sorsaydı” demek.
Keşke beni suçlamadan önce gözlerimin içine baksaydın.
Keşke “Gerçekten yaptın mı?” diye sorsaydın.
Belki sana sadece şunu söylerdim:
“Hayır sevgilim… Ben sana yanlış yapmadım. Ben sadece seni sevdim.”
Ve eğer bir gün her şey bittikten sonra beni hatırlarsan, lütfen beni yaptığın suçlamalarla hatırlama.
Beni, seni bekleyen o insan olarak hatırla.
Sana kızgın olsa bile kapıyı tamamen kapatmayan, kırılsa bile sevgisini inkâr etmeyen, giderken bile arkana bakıp “Acaba geri döner mi?” diye bekleyen biri olarak…
Çünkü ben seni kaybettiğim gün sadece sevgilimi kaybetmedim.
Ben, hayallerimin bir kısmını, geleceğe dair umutlarımın bir kısmını, geceleri konuştuğum o güzel sesi, “yarın” diye kurduğum cümleleri de kaybettim.
Ama bir şeyi kaybetmedim:
Sana olan dürüstlüğümü.
Ben sana yanlış yapmadım.
İhanet hiç etmedim.
Belki kusurluydum… Belki yetersizdim… Belki seni her zaman mutlu edemedim…
Ama seni aldatmadım.
Ve bugün senden tek bir şey istiyorum:
Bana dön demiyorum. Beni affet demiyorum. Hatta yeniden sev demiyorum.
Sadece bir gün, her şey sakinleştiğinde, kimse hayatında olmadığında ve geçmişi düşündüğünde…
Elini kalbinin üzerine koy ve kendine sor:
“Beni gerçekten sevmedi mi, yoksa ben onun sevgisine inanmayı mı bıraktım?”
Belki o zaman anlarsın…
Ben sana yanlış yapmadım.
Ben seni kaybetmemek için kendimden bile vazgeçtim.
Ve en acısı da şu:
Sen beni ihanetle suçlarken, ben hâlâ seni kaybettiğim için ağlıyordum.
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 01:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!